Münafıklar söylemediklerine[1] dair Allah'a yemin ediyorlar. Ant olsun küfür sözünü[2] söylediler. İslam olduktan sonra Kafir oldular. Elde edemeyecekleri bir şeye yöneldiler. Öç almaya kalkışmaları da ancak Allah ve Resulü'nün kendi fazlından onları[3] zengin etmiş olmasındandır. Eğer tevbe ederlerse, haklarında hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette can yakıcı azaba uğratır. Ve onlar için yeryüzünde ne bir veli ne bir yardımcı vardır.
يَحْلِفُونَ
yemin ediyorlar
بِٱللَّهِ
Allah'a
مَا
قَالُوا۟
söylemediklerine
وَلَقَدْ
halbuki
قَالُوا۟
söylediler
كَلِمَةَ
(o) sözü
ٱلْكُفْرِ
küfür
وَكَفَرُوا۟
ve inkar ettiler
بَعْدَ
sonra
إِسْلَـٰمِهِمْ
İslam olduktan
وَهَمُّوا۟
ve yeltendiler
بِمَا
bir şeye
لَمْ
يَنَالُوا۟ ۚ
başaramadıkları
وَمَا
نَقَمُوٓا۟
ve öc almağa kalktılar
إِلَّآ
sırf
أَنْ
diye
أَغْنَىٰهُمُ
kendilerini zengin etti
ٱللَّهُ
Allah
وَرَسُولُهُ
ve Elçisi
مِن
فَضْلِهِ ۚ
lutfiyle
فَإِن
eğer
يَتُوبُوا۟
tevbe ederlerse
يَكُ
olur
خَيْرًا
daha iyi
لَّهُمْ ۖ
kendileri için
وَإِن
yok eğer
يَتَوَلَّوْا۟
dönerlerse
يُعَذِّبْهُمُ
onlara azabedecektir
ٱللَّهُ
Allah
عَذَابًا
bir azapla
أَلِيمًا
acıklı
فِى
ٱلدُّنْيَا
dünyada
وَٱلْـَٔاخِرَةِ ۚ
ve ahirette
وَمَا
yoktur
لَهُمْ
onların
فِى
ٱلْأَرْضِ
yeryüzünde
مِن
hiçbir
وَلِىٍّ
velisi
وَلَا
ne de
نَصِيرٍ
yardımcısı
Yahlifune billahi ma kalu, ve lekad kalu kelimetel kufri ve keferu ba'de islamihim ve hemmu bi ma lem yenalu, ve ma nekamu illa en egnahumullahu ve resuluhu min fadlih, fe in yetubu yeku hayren lehum, ve in yetevellev yuazzibhumullahu azaben elimen fid dunya vel ahıreh, ve ma lehum fil ardı min veliyyin ve la nasir.
Nebi'nin aleyhinde bir şey.
Kendilerini küfre götüren.
Mü'minleri.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yehlifune
|
yemin ediyorlar | حلف |
| 2 |
billahi
|
Allah'a | - |
| 3 |
ma
|
- | |
| 4 |
kalu
|
söylemediklerine | قول |
| 5 |
velekad
|
halbuki | - |
| 6 |
kalu
|
söylediler | قول |
| 7 |
kelimete
|
(o) sözü | كلم |
| 8 |
l-kufri
|
küfür | كفر |
| 9 |
ve keferu
|
ve inkar ettiler | كفر |
| 10 |
bea'de
|
sonra | بعد |
| 11 |
islamihim
|
İslam olduktan | سلم |
| 12 |
ve hemmu
|
ve yeltendiler | همم |
| 13 |
bima
|
bir şeye | - |
| 14 |
lem
|
- | |
| 15 |
yenalu
|
başaramadıkları | نيل |
| 16 |
ve ma
|
- | |
| 17 |
nekamu
|
ve öc almağa kalktılar | نقم |
| 18 |
illa
|
sırf | - |
| 19 |
en
|
diye | - |
| 20 |
egnahumu
|
kendilerini zengin etti | غني |
| 21 |
llahu
|
Allah | - |
| 22 |
ve rasuluhu
|
ve Elçisi | رسل |
| 23 |
min
|
- | |
| 24 |
fedlihi
|
lutfiyle | فضل |
| 25 |
fein
|
eğer | - |
| 26 |
yetubu
|
tevbe ederlerse | توب |
| 27 |
yeku
|
olur | كون |
| 28 |
hayran
|
daha iyi | خير |
| 29 |
lehum
|
kendileri için | - |
| 30 |
ve in
|
yok eğer | - |
| 31 |
yetevellev
|
dönerlerse | ولي |
| 32 |
yuazzibhumu
|
onlara azabedecektir | عذب |
| 33 |
llahu
|
Allah | - |
| 34 |
azaben
|
bir azapla | عذب |
| 35 |
elimen
|
acıklı | الم |
| 36 |
fi
|
- | |
| 37 |
d-dunya
|
dünyada | دنو |
| 38 |
vel'ahirati
|
ve ahirette | اخر |
| 39 |
ve ma
|
yoktur | - |
| 40 |
lehum
|
onların | - |
| 41 |
fi
|
- | |
| 42 |
l-erdi
|
yeryüzünde | ارض |
| 43 |
min
|
hiçbir | - |
| 44 |
veliyyin
|
velisi | ولي |
| 45 |
ve la
|
ne de | - |
| 46 |
nesirin
|
yardımcısı | نصر |