وَقَالَ
ve dedi ki
لَهُمْ
onlara
نَبِيُّهُمْ
nebileri
إِنَّ
muhakkak
ءَايَةَ
alameti
مُلْكِهِٓ
onun hükümdarlığının
أَن
يَأْتِيَكُمُ
size gelmesidir
ٱلتَّابُوتُ
(Allah'ın Ahid sandığı) Tabut'un
فِيهِ
onun içinde
سَكِينَةٌ
bir huzur bulunan
مِّن
-den
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz-
وَبَقِيَّةٌ
ve bir kalıntı
مِّمَّا
-ndan
تَرَكَ
geriye bıraktığı-
ءَالُ
ailesinin
مُوسَىٰ
Musa
وَءَالُ
ve ailesinin
هَـٰرُونَ
Harun
تَحْمِلُهُ
taşıdığı
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ ۚ
meleklerin
إِنَّ
şüphesiz
فِى
ذَٰلِكَ
bunda
لَـَٔايَةً
kesin bir alamet vardır
لَّكُمْ
sizin için
إِن
eğer
كُنتُم
iseniz
مُّؤْمِنِينَ
inanan kimseler
Ve kale lehum nebiyyuhum inne ayete mulkihi en ye'tiyekumut tabutu fihi sekinetun min rabbikum ve bakiyyetun mimma terake alu musa ve alu harune tahmiluhul melaikeh, inne fi zalike le ayeten lekum in kuntum mu'minin.
Teskin edici, dinginlik ve huzur verici şey. Sandığın içinde olanlara kavuşmanın verdiği mutluluk.
Melek" kelimesinin çoğulu "melaike"dir. "Kuvvet, mülk, melik, yönetim gücü, elçi, haber verici" demek olan "melek" kelimesi, terim olarak, Allah'ın bütün emirlerine uyan, O'na hiç isyan etmeyen varlıkları ifade etmektedir (Bkz. 21:27). Melek, aynı zamanda Allah'ın kullandığı "güç" güçlü varlık demektir. Melek, Kur'an'da ayrıca, "hafıza, koruyucu melek, cesaret, rüzgar, zorba anlamında ve bu ayette de ifade edildiği gibi yük taşıyan varlılar/hayvanlar anlamlarında da kullanılmaktadır.
Kanıt.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve kale
|
ve dedi ki | قول |
| 2 |
lehum
|
onlara | - |
| 3 |
nebiyyuhum
|
nebileri | نبا |
| 4 |
inne
|
muhakkak | - |
| 5 |
ayete
|
alameti | ايي |
| 6 |
mulkihi
|
onun hükümdarlığının | ملك |
| 7 |
en
|
- | |
| 8 |
ye'tiyekumu
|
size gelmesidir | اتي |
| 9 |
t-tabutu
|
(Allah'ın Ahid sandığı) Tabut'un | - |
| 10 |
fihi
|
onun içinde | - |
| 11 |
sekinetun
|
bir huzur bulunan | سكن |
| 12 |
min
|
-den | - |
| 13 |
rabbikum
|
Rabbiniz- | ربب |
| 14 |
ve bekiyyetun
|
ve bir kalıntı | بقي |
| 15 |
mimma
|
-ndan | - |
| 16 |
terake
|
geriye bıraktığı- | ترك |
| 17 |
alu
|
ailesinin | اول |
| 18 |
musa
|
Musa | - |
| 19 |
ve alu
|
ve ailesinin | اول |
| 20 |
harune
|
Harun | - |
| 21 |
tehmiluhu
|
taşıdığı | حمل |
| 22 |
l-melaiketu
|
meleklerin | ملك |
| 23 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 24 |
fi
|
- | |
| 25 |
zalike
|
bunda | - |
| 26 |
layeten
|
kesin bir alamet vardır | ايي |
| 27 |
lekum
|
sizin için | - |
| 28 |
in
|
eğer | - |
| 29 |
kuntum
|
iseniz | كون |
| 30 |
mu'minine
|
inanan kimseler | امن |