Sana, itaat ettiklerini söylüyorlar. Senin yanından ayrılıp, yalnız kaldıkları zaman, onlardan bir grup, arkandan,[1] senin yanında söylediklerinden farklı şeyler tasarlıyorlar. Allah, onların, arkandan gizlice tasarladıkları şeylerin hepsini kaydediyor. Onlara aldırma, yalnız Allah'a dayan, vekil[2] olarak Allah sana yeter.
وَيَقُولُونَ
derler ki
طَاعَةٌ
peki (tamam)
فَإِذَا
fakat
بَرَزُوا۟
çıkınca
مِنْ
-dan
عِندِكَ
senin yanın-
بَيَّتَ
geceleyin kurarlar
طَآئِفَةٌ
birtakımı
مِّنْهُمْ
içlerinden
غَيْرَ
tersini
ٱلَّذِى
şeyin
تَقُولُ ۖ
söylemiş olduğun
وَٱللَّهُ
Allah
يَكْتُبُ
yazmaktadır
مَا
şeyleri
يُبَيِّتُونَ ۖ
geceleyin düşünüp kurdukların
فَأَعْرِضْ
sen aldırma
عَنْهُمْ
onlara
وَتَوَكَّلْ
ve dayan
عَلَى
ٱللَّهِ ۚ
Allah'a
وَكَفَىٰ
ve yeter
بِٱللَّهِ
Allah
وَكِيلًا
vekil olarak
Ve yekulune taatun, fe iza berazu min indike beyyete taifetun minhum gayrallezi tekul. Vallahu yektubu ma yubeyyitun, fe a'rıd anhum ve tevekkel alallah. Ve kefa billahi vekila.
Kimsenin olmadığı yerlerde, baş başa kaldıklarında.
Bkz. 3:173. ayetin dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve yekulune
|
derler ki | قول |
| 2 |
taatun
|
peki (tamam) | طوع |
| 3 |
feiza
|
fakat | - |
| 4 |
berazu
|
çıkınca | برز |
| 5 |
min
|
-dan | - |
| 6 |
indike
|
senin yanın- | عند |
| 7 |
beyyete
|
geceleyin kurarlar | بيت |
| 8 |
taifetun
|
birtakımı | طوف |
| 9 |
minhum
|
içlerinden | - |
| 10 |
gayra
|
tersini | غير |
| 11 |
llezi
|
şeyin | - |
| 12 |
tekulu
|
söylemiş olduğun | قول |
| 13 |
vallahu
|
Allah | - |
| 14 |
yektubu
|
yazmaktadır | كتب |
| 15 |
ma
|
şeyleri | - |
| 16 |
yubeyyitune
|
geceleyin düşünüp kurdukların | بيت |
| 17 |
feea'rid
|
sen aldırma | عرض |
| 18 |
anhum
|
onlara | - |
| 19 |
ve teve kkel
|
ve dayan | وكل |
| 20 |
ala
|
- | |
| 21 |
llahi
|
Allah'a | - |
| 22 |
ve kefa
|
ve yeter | كفي |
| 23 |
billahi
|
Allah | - |
| 24 |
vekilen
|
vekil olarak | وكل |