De ki haber veriyorum size daha hayırlısı bundan size onlar ki korunurlar katında Rablerinin bahçeler akar altından Irmaklar kalıcılardır orada ve eşler arındırılmış ve Rıza’yı Allah’tan ve Allah görür kullarını
قُلْ
de ki
أَؤُنَبِّئُكُم
size söyleyeyim mi?
بِخَيْرٍ
daha iyisini
مِّن
ذَٰلِكُمْ ۚ
bunlardan
لِلَّذِينَ
ٱتَّقَوْا۟
korunanlar için vardır
عِندَ
katında
رَبِّهِمْ
Rableri
جَنَّـٰتٌ
cennetler
تَجْرِى
akan
مِن
تَحْتِهَا
altlarından
ٱلْأَنْهَـٰرُ
ırmaklar
خَـٰلِدِينَ
sürekli kalacakları
فِيهَا
içinde
وَأَزْوَٰجٌ
ve eşler
مُّطَهَّرَةٌ
tertemiz
وَرِضْوَٰنٌ
ve rızası
مِّنَ
ٱللَّهِ ۗ
Allah'ın
وَٱللَّهُ
Allah
بَصِيرٌ
görür
بِٱلْعِبَادِ
kullarını
Kul e unebbiukum bi hayrın min zalikum, lillezinettekav inde rabbihim cennatun tecri min tahtıhel enharu halidine fiha ve ezvacun mutahharatun ve rıdvanun minallah, vallahu basirun bil ıbad.
Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (Bkz. 38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kul
|
de ki | قول |
| 2 |
e'unebbiukum
|
size söyleyeyim mi? | نبا |
| 3 |
bihayrin
|
daha iyisini | خير |
| 4 |
min
|
- | |
| 5 |
zalikum
|
bunlardan | - |
| 6 |
lillezine
|
- | |
| 7 |
ttekav
|
korunanlar için vardır | وقي |
| 8 |
inde
|
katında | عند |
| 9 |
rabbihim
|
Rableri | ربب |
| 10 |
cennatun
|
cennetler | جنن |
| 11 |
tecri
|
akan | جري |
| 12 |
min
|
- | |
| 13 |
tehtiha
|
altlarından | تحت |
| 14 |
l-enharu
|
ırmaklar | نهر |
| 15 |
halidine
|
sürekli kalacakları | خلد |
| 16 |
fiha
|
içinde | - |
| 17 |
ve ezvacun
|
ve eşler | زوج |
| 18 |
mutahheratun
|
tertemiz | طهر |
| 19 |
ve ridvanun
|
ve rızası | رضو |
| 20 |
mine
|
- | |
| 21 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 22 |
vallahu
|
Allah | - |
| 23 |
besirun
|
görür | بصر |
| 24 |
bil-ibadi
|
kullarını | عبد |