"Ey halkım! Bana söyleyin! "Ya ben Rabb'imden kanıt içeren apaçık bir bilgiye sahipsem; kendinden bana iyi bir rızık vermişse! Vazgeçmenizi istediğim şeyleri, kendim yapmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadarıyla düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'tandır. Yalnız O'na tevekkül[1] ettim ve yalnız O'na yöneldim." dedi.
قَالَ
dedi ki
يَـٰقَوْمِ
kavmim
أَرَءَيْتُمْ
söyleyin bakalım
إِن
eğer
كُنتُ
ben isem
عَلَىٰ
üzere
بَيِّنَةٍ
açık bir belge
مِّن
-den
رَّبِّى
Rabbim-
وَرَزَقَنِى
ve beni rızıklandırmışsa
مِنْهُ
kendi katından
رِزْقًا
bir rızıkla
حَسَنًا ۚ
güzel
وَمَآ
ve
أُرِيدُ
istemiyorum
أَنْ
أُخَالِفَكُمْ
size aykırı hareket etmek
إِلَىٰ
مَآ
şeylerde
أَنْهَىٰكُمْ
sizi menettiğim
عَنْهُ ۚ
ondan
إِنْ
أُرِيدُ
istiyorum
إِلَّا
ancak
ٱلْإِصْلَـٰحَ
ıslah etmek
مَا
ٱسْتَطَعْتُ ۚ
gücümün yettiğince
وَمَا
ve yoktur
تَوْفِيقِىٓ
bir başarım
إِلَّا
başka
بِٱللَّهِ ۚ
Allah'ın (verdiğinden)
عَلَيْهِ
O'na
تَوَكَّلْتُ
güvendim
وَإِلَيْهِ
ve O'na
أُنِيبُ
gönülden yönelirim
Kale ya kavmi e reeytum in kuntu ala beyyinetin min rabbi ve rezekani minhu rızkan hasena, ve ma uridu en uhalifekum ila ma enhakum anh, in uridu illel ıslaha mesteta'tu, ve ma tevfiki illa billah, aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unib.
Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmak.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kale
|
dedi ki | قول |
| 2 |
ya kavmi
|
kavmim | قوم |
| 3 |
eraeytum
|
söyleyin bakalım | راي |
| 4 |
in
|
eğer | - |
| 5 |
kuntu
|
ben isem | كون |
| 6 |
ala
|
üzere | - |
| 7 |
beyyinetin
|
açık bir belge | بين |
| 8 |
min
|
-den | - |
| 9 |
rabbi
|
Rabbim- | ربب |
| 10 |
ve razekani
|
ve beni rızıklandırmışsa | رزق |
| 11 |
minhu
|
kendi katından | - |
| 12 |
rizkan
|
bir rızıkla | رزق |
| 13 |
hasenen
|
güzel | حسن |
| 14 |
ve ma
|
ve | - |
| 15 |
uridu
|
istemiyorum | رود |
| 16 |
en
|
- | |
| 17 |
uhalifekum
|
size aykırı hareket etmek | خلف |
| 18 |
ila
|
- | |
| 19 |
ma
|
şeylerde | - |
| 20 |
enhakum
|
sizi menettiğim | نهي |
| 21 |
anhu
|
ondan | - |
| 22 |
in
|
- | |
| 23 |
uridu
|
istiyorum | رود |
| 24 |
illa
|
ancak | - |
| 25 |
l-islaha
|
ıslah etmek | صلح |
| 26 |
ma
|
- | |
| 27 |
stetaa'tu
|
gücümün yettiğince | طوع |
| 28 |
ve ma
|
ve yoktur | - |
| 29 |
tevfiki
|
bir başarım | وفق |
| 30 |
illa
|
başka | - |
| 31 |
billahi
|
Allah'ın (verdiğinden) | - |
| 32 |
aleyhi
|
O'na | - |
| 33 |
tevekkeltu
|
güvendim | وكل |
| 34 |
ve ileyhi
|
ve O'na | - |
| 35 |
unibu
|
gönülden yönelirim | نوب |