Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamızı; mallarımızı, istediğimiz gibi kullanmaktan vazgeçmemizi senin salatın[1] mı buyuruyor? Oysaki sen yumuşak huylu, aklı başında bir adamsın."
قَالُوا۟
onlar (şöyle) dediler
يَـٰشُعَيْبُ
Şuayb
أَصَلَوٰتُكَ
salatın mı
تَأْمُرُكَ
sana emrediyor
أَن
نَّتْرُكَ
bırakmamızı
مَا
şeyleri
يَعْبُدُ
taptıkları
ءَابَآؤُنَآ
babalarımızın
أَوْ
yahut
أَن
نَّفْعَلَ
yapmaktan vazgeçmemizi
فِىٓ
أَمْوَٰلِنَا
mallarımızda
مَا
şeyi
نَشَـٰٓؤُا۟ ۖ
istediğimiz
إِنَّكَ
doğrusu sen
لَأَنتَ
birisin
ٱلْحَلِيمُ
yufka yürekli
ٱلرَّشِيدُ
akıllı
Kalu ya şuaybu e salatuke te'muruke en netruke ma ya'budu abauna ev en nef'ale fi emvalina ma neşa', inneke le entel halimur reşid.
"Salat kelimesinin; Allah'a yönelme, namaz, destek, dua, ibadet, yardımlaşma, dayanışma, ve din gibi anlamları bulunmaktadır. Bu ayette, "din" anlamında kullanılmıştır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kalu
|
onlar (şöyle) dediler | قول |
| 2 |
ya şuaybu
|
Şuayb | - |
| 3 |
esalatuke
|
salatın mı | صلو |
| 4 |
te'muruke
|
sana emrediyor | امر |
| 5 |
en
|
- | |
| 6 |
netruke
|
bırakmamızı | ترك |
| 7 |
ma
|
şeyleri | - |
| 8 |
yea'budu
|
taptıkları | عبد |
| 9 |
aba'una
|
babalarımızın | ابو |
| 10 |
ev
|
yahut | - |
| 11 |
en
|
- | |
| 12 |
nef'ale
|
yapmaktan vazgeçmemizi | فعل |
| 13 |
fi
|
- | |
| 14 |
emvalina
|
mallarımızda | مول |
| 15 |
ma
|
şeyi | - |
| 16 |
neşa'u
|
istediğimiz | شيا |
| 17 |
inneke
|
doğrusu sen | - |
| 18 |
leente
|
birisin | - |
| 19 |
l-halimu
|
yufka yürekli | حلم |
| 20 |
r-raşidu
|
akıllı | رشد |