Fasıklara[1] gelince, onların barınağı ateştir. Her çıkmak istediklerinde, oraya yeniden iade edilirler. Ve onlara: "Yalanladığınız ateşin azabını tadın!" denir.
وَأَمَّا
ve fakat
ٱلَّذِينَ
فَسَقُوا۟
yoldan çıkanların
فَمَأْوَىٰهُمُ
barınacakları yer
ٱلنَّارُ ۖ
ateştir
كُلَّمَآ
her
أَرَادُوٓا۟
istediklerinde
أَن
يَخْرُجُوا۟
çıkmak
مِنْهَآ
oradan
أُعِيدُوا۟
yine geri çevrilirler
فِيهَا
oraya
وَقِيلَ
ve denilir
لَهُمْ
onlara
ذُوقُوا۟
tadın
عَذَابَ
azabını
ٱلنَّارِ
ateş
ٱلَّذِى
كُنتُم
olduğunuz
بِهِ
onu
تُكَذِّبُونَ
yalanlamakta
Ve emmellezine feseku fe me'vahumun nar, kulle ma eradu en yahrucu minha uidu fiha, ve kile lehum zuku azaben narillezi kuntum bihi tukezzibun.
Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnandığı halde, yaşantı olarak Kafir olan.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
veemma
|
ve fakat | - |
| 2 |
ellezine
|
- | |
| 3 |
feseku
|
yoldan çıkanların | فسق |
| 4 |
feme'vahumu
|
barınacakları yer | اوي |
| 5 |
n-naru
|
ateştir | نور |
| 6 |
kullema
|
her | كلل |
| 7 |
eradu
|
istediklerinde | رود |
| 8 |
en
|
- | |
| 9 |
yehrucu
|
çıkmak | خرج |
| 10 |
minha
|
oradan | - |
| 11 |
uiydu
|
yine geri çevrilirler | عود |
| 12 |
fiha
|
oraya | - |
| 13 |
ve kile
|
ve denilir | قول |
| 14 |
lehum
|
onlara | - |
| 15 |
zuku
|
tadın | ذوق |
| 16 |
azabe
|
azabını | عذب |
| 17 |
n-nari
|
ateş | نور |
| 18 |
llezi
|
- | |
| 19 |
kuntum
|
olduğunuz | كون |
| 20 |
bihi
|
onu | - |
| 21 |
tukezzibune
|
yalanlamakta | كذب |