Bir de sana, kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum." dediğin zaman, harcayacakları bir şeyleri olmadığı için üzüntüden gözlerinden yaşlar akıtarak geri dönüp gidenlere de bir sorumluluk yoktur.
وَلَا
ve yoktur (sorumluluk)
عَلَى
ٱلَّذِينَ
kimselere
إِذَا
zaman
مَآ
أَتَوْكَ
sana geldikleri
لِتَحْمِلَهُمْ
binek için
قُلْتَ
sen deyince
لَآ
أَجِدُ
bulamıyorum
مَآ
bir şey
أَحْمِلُكُمْ
sizi bindirecek
عَلَيْهِ
üzerine
تَوَلَّوا۟
dönen
وَّأَعْيُنُهُمْ
ve gözlerinden
تَفِيضُ
akarak
مِنَ
ٱلدَّمْعِ
yaş
حَزَنًا
üzüntüden
أَلَّا
dolayı
يَجِدُوا۟
bulamadıklarından
مَا
bir şey
يُنفِقُونَ
infak edecek
Ve la alellezine iza ma etevke li tahmilehum kulte la ecidu maahmilukum aleyhi tevellev ve a'yunuhum tefidu mined dem'i hazenen ella yecidu ma yunfikun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve la
|
ve yoktur (sorumluluk) | - |
| 2 |
ala
|
- | |
| 3 |
ellezine
|
kimselere | - |
| 4 |
iza
|
zaman | - |
| 5 |
ma
|
- | |
| 6 |
etevke
|
sana geldikleri | اتي |
| 7 |
litehmilehum
|
binek için | حمل |
| 8 |
kulte
|
sen deyince | قول |
| 9 |
la
|
- | |
| 10 |
ecidu
|
bulamıyorum | وجد |
| 11 |
ma
|
bir şey | - |
| 12 |
ehmilukum
|
sizi bindirecek | حمل |
| 13 |
aleyhi
|
üzerine | - |
| 14 |
tevellev
|
dönen | ولي |
| 15 |
veea'yunuhum
|
ve gözlerinden | عين |
| 16 |
tefidu
|
akarak | فيض |
| 17 |
mine
|
- | |
| 18 |
d-dem'i
|
yaş | دمع |
| 19 |
hazenen
|
üzüntüden | حزن |
| 20 |
ella
|
dolayı | - |
| 21 |
yecidu
|
bulamadıklarından | وجد |
| 22 |
ma
|
bir şey | - |
| 23 |
yunfikune
|
infak edecek | نفق |