Ancak imkanları olduğu halde senden izin isteyenler kınanmalıdır. Onlar, geride kalanlarla beraber olmayı istediler. Allah da onların kalplerini mühürledi. Bu yüzden artık onlar yaptıkları yanlışı idrak etmezler.
إِنَّمَا
ancak
ٱلسَّبِيلُ
(kınanmasına) yol vardır
عَلَى
ٱلَّذِينَ
kimselerin
يَسْتَـْٔذِنُونَكَ
senden izin isteyen
وَهُمْ
onlar
أَغْنِيَآءُ ۚ
zengin oldukları halde
رَضُوا۟
onlar razı oldular
بِأَن
يَكُونُوا۟
olmağa
مَعَ
beraber
ٱلْخَوَالِفِ
geri kalan kadınlarla
وَطَبَعَ
ve mühürledi
ٱللَّهُ
Allah
عَلَىٰ
üzerini
قُلُوبِهِمْ
onların kalbleri
فَهُمْ
artık onlar
لَا
يَعْلَمُونَ
bilmezler
İnnemes sebilu alellezine yeste'zinuneke ve hum agniya', radu bi en yekunu meal havalifi ve tabeallahu ala kulubihim fe hum la ya'lemun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
innema
|
ancak | - |
| 2 |
s-sebilu
|
(kınanmasına) yol vardır | سبل |
| 3 |
ala
|
- | |
| 4 |
ellezine
|
kimselerin | - |
| 5 |
yeste'zinuneke
|
senden izin isteyen | اذن |
| 6 |
vehum
|
onlar | - |
| 7 |
egniya'u
|
zengin oldukları halde | غني |
| 8 |
radu
|
onlar razı oldular | رضو |
| 9 |
bien
|
- | |
| 10 |
yekunu
|
olmağa | كون |
| 11 |
mea
|
beraber | - |
| 12 |
l-havalifi
|
geri kalan kadınlarla | خلف |
| 13 |
ve tabea
|
ve mühürledi | تبع |
| 14 |
llahu
|
Allah | - |
| 15 |
ala
|
üzerini | - |
| 16 |
kulubihim
|
onların kalbleri | قلب |
| 17 |
fehum
|
artık onlar | - |
| 18 |
la
|
- | |
| 19 |
yea'lemune
|
bilmezler | علم |