Eğer size Allah'tan bir lütuf erişse, bu sefer de sanki sizinle onun arasında bir bağlılık/yakınlık[1] yokmuş gibi: "Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı elde etseydim." der.
وَلَئِنْ
ve eğer
أَصَـٰبَكُمْ
size erişirse
فَضْلٌ
bir ni'met
مِّنَ
-tan
ٱللَّهِ
Allah-
لَيَقُولَنَّ
der
كَأَن
sanki
لَّمْ
تَكُن
yokmuş gibi
بَيْنَكُمْ
sizinle
وَبَيْنَهُ
kendisi arasında
مَوَدَّةٌ
hiç sevgi
يَـٰلَيْتَنِى
keşke ben de
كُنتُ
olsaydım
مَعَهُمْ
onlarla beraber
فَأَفُوزَ
kazansaydım
فَوْزًا
bir başarı
عَظِيمًا
büyük
Ve le in esabekum fadlun minallahi le yekulenne ke en lem tekun beynekum ve beynehu meveddetun ya leyteni kuntu meahum fe efuze fevzen azima.
Birbirini sevme-sayma ve sahiplenme duygusuyla ortak hareket etme sorumluluğuna sahip olmaları gerekirken.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velein
|
ve eğer | - |
| 2 |
esabekum
|
size erişirse | صوب |
| 3 |
fedlun
|
bir ni'met | فضل |
| 4 |
mine
|
-tan | - |
| 5 |
llahi
|
Allah- | - |
| 6 |
leyekulenne
|
der | قول |
| 7 |
keen
|
sanki | - |
| 8 |
lem
|
- | |
| 9 |
tekun
|
yokmuş gibi | كون |
| 10 |
beynekum
|
sizinle | بين |
| 11 |
ve beynehu
|
kendisi arasında | بين |
| 12 |
meveddetun
|
hiç sevgi | ودد |
| 13 |
ya leyteni
|
keşke ben de | - |
| 14 |
kuntu
|
olsaydım | كون |
| 15 |
meahum
|
onlarla beraber | - |
| 16 |
feefuze
|
kazansaydım | فوز |
| 17 |
fevzen
|
bir başarı | فوز |
| 18 |
azimen
|
büyük | عظم |