İbrahim: "Fakat orada Lut var!" dedi. "Biz, orada kimin olduğunu daha iyi biliriz. Geride kalanlarla beraber olacak olan karısı hariç, onu ve ehlini[1] mutlaka kurtaracağız." dediler.
قَالَ
(İbrahim) dedi ki
إِنَّ
ama
فِيهَا
orada vardır
لُوطًا ۚ
Lut
قَالُوا۟
dediler ki
نَحْنُ
biz
أَعْلَمُ
daha iyi biliriz
بِمَن
kimin bulunduğunu
فِيهَا ۖ
orada
لَنُنَجِّيَنَّهُ
onu kurtaracağız
وَأَهْلَهُٓ
ve ailesini
إِلَّا
yalnız
ٱمْرَأَتَهُ
karısı
كَانَتْ
olmuştur
مِنَ
-dan
ٱلْغَـٰبِرِينَ
kalacaklar-
Kale inne fiha luta, kalu nahnu a'lemu bi men fiha le nunecciyennehu ve ehlehu illemreetehu kanet minel gabirin.
Ona İman Edenleri, taraftarlarını.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kale
|
(İbrahim) dedi ki | قول |
| 2 |
inne
|
ama | - |
| 3 |
fiha
|
orada vardır | - |
| 4 |
luten
|
Lut | - |
| 5 |
kalu
|
dediler ki | قول |
| 6 |
nehnu
|
biz | - |
| 7 |
ea'lemu
|
daha iyi biliriz | علم |
| 8 |
bimen
|
kimin bulunduğunu | - |
| 9 |
fiha
|
orada | - |
| 10 |
lenunecciyennehu
|
onu kurtaracağız | نجو |
| 11 |
ve ehlehu
|
ve ailesini | اهل |
| 12 |
illa
|
yalnız | - |
| 13 |
mraetehu
|
karısı | مرا |
| 14 |
kanet
|
olmuştur | كون |
| 15 |
mine
|
-dan | - |
| 16 |
l-gabirine
|
kalacaklar- | غبر |