İşte bunun için, artık sen onlara çağrıda bulun. Buyrulduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevalarına[1] uyma. Onlara de ki: "Allah'ın Kitap'tan indirdiği şeye iman ettim." Ve bana aranızda adaleti gerçekleştirmem buyruldu. Allah, bizim de Rabb'imizdir, sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Öyleyse aramızda çekişmeye gerek yoktur. Nasıl olsa Allah aramızı bulacak.[2] Dönüş yalnızca O'nadır."
فَلِذَٰلِكَ
bundan dolayı sen
فَٱدْعُ ۖ
(Hakka) çağır
وَٱسْتَقِمْ
ve doğru ol
كَمَآ
gibi
أُمِرْتَ ۖ
emrolunduğun
وَلَا
ve
تَتَّبِعْ
uyma
أَهْوَآءَهُمْ ۖ
onların keyiflerine
وَقُلْ
ve de ki
ءَامَنتُ
ben inandım
بِمَآ
أَنزَلَ
indirdiği
ٱللَّهُ
Allah'ın
مِن
her
كِتَـٰبٍ ۖ
Kitaba
وَأُمِرْتُ
ve emrolundum
لِأَعْدِلَ
adalet yapmakla
بَيْنَكُمُ ۖ
aranızda
ٱللَّهُ
Allah
رَبُّنَا
bizim de Rabbimizdir
وَرَبُّكُمْ ۖ
sizin de Rabbinizdir
لَنَآ
bize aittir
أَعْمَـٰلُنَا
bizim eylemlerimiz
وَلَكُمْ
ve size aittir
أَعْمَـٰلُكُمْ ۖ
sizin eylemleriniz
لَا
yoktur
حُجَّةَ
bir tartışma nedeni
بَيْنَنَا
bizimle
وَبَيْنَكُمُ ۖ
sizin aranızda
ٱللَّهُ
Allah
يَجْمَعُ
bulur (bir araya toplar)
بَيْنَنَا ۖ
aramızı
وَإِلَيْهِ
ve O'nadır
ٱلْمَصِيرُ
dönüş
Fe li zalike fed'u vestekım kema umirt, ve la tettebi' ehvaehum, ve kul amentu bi ma enzelallahu min kitab, ve umirtu li a'dile beynekum, allahu rabbuna ve rabbukum, lena a'maluna ve lekum a'malukum, la huccete beynena ve beynekum, allahu yecmeubeynena, ve ileyhil masir.
Tutku ve kuruntularına.
Hükmünü verecek.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
felizalike
|
bundan dolayı sen | - |
| 2 |
fed'u
|
(Hakka) çağır | دعو |
| 3 |
vestekim
|
ve doğru ol | قوم |
| 4 |
kema
|
gibi | - |
| 5 |
umirte
|
emrolunduğun | امر |
| 6 |
ve la
|
ve | - |
| 7 |
tettebia'
|
uyma | تبع |
| 8 |
ehva'ehum
|
onların keyiflerine | هوي |
| 9 |
vekul
|
ve de ki | قول |
| 10 |
amentu
|
ben inandım | امن |
| 11 |
bima
|
- | |
| 12 |
enzele
|
indirdiği | نزل |
| 13 |
llahu
|
Allah'ın | - |
| 14 |
min
|
her | - |
| 15 |
kitabin
|
Kitaba | كتب |
| 16 |
ve umirtu
|
ve emrolundum | امر |
| 17 |
liea'dile
|
adalet yapmakla | عدل |
| 18 |
beynekumu
|
aranızda | بين |
| 19 |
llahu
|
Allah | - |
| 20 |
rabbuna
|
bizim de Rabbimizdir | ربب |
| 21 |
ve rabbukum
|
sizin de Rabbinizdir | ربب |
| 22 |
lena
|
bize aittir | - |
| 23 |
ea'maluna
|
bizim eylemlerimiz | عمل |
| 24 |
velekum
|
ve size aittir | - |
| 25 |
ea'malukum
|
sizin eylemleriniz | عمل |
| 26 |
la
|
yoktur | - |
| 27 |
huccete
|
bir tartışma nedeni | حجج |
| 28 |
beynena
|
bizimle | بين |
| 29 |
ve beynekumu
|
sizin aranızda | بين |
| 30 |
llahu
|
Allah | - |
| 31 |
yecmeu
|
bulur (bir araya toplar) | جمع |
| 32 |
beynena
|
aramızı | بين |
| 33 |
ve ileyhi
|
ve O'nadır | - |
| 34 |
l-mesiru
|
dönüş | صير |