Ve onlara, "Gelin, Allah'ın Resul'ü sizin için bağışlanma dilesin." dendiği zaman; tersleyerek, büyüklük taslayıp, çekip gittiklerini görürsün.
وَإِذَا
ve zaman
قِيلَ
dendiği
لَهُمْ
onlara
تَعَالَوْا۟
gelin
يَسْتَغْفِرْ
mağfiret dilesin
لَكُمْ
sizin için
رَسُولُ
Elçisi
ٱللَّهِ
Allah'ın
لَوَّوْا۟
çevirirler
رُءُوسَهُمْ
başlarını
وَرَأَيْتَهُمْ
ve onları görürsün
يَصُدُّونَ
yüz çevirdiklerini
وَهُم
ve onlar
مُّسْتَكْبِرُونَ
büyüklük taslarlar
Ve iza kile lehum tealev yestagfir lekum resulullahi levvev ruusehum ve reeytehum yesuddune ve hum mustekbirun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve iza
|
ve zaman | - |
| 2 |
kile
|
dendiği | قول |
| 3 |
lehum
|
onlara | - |
| 4 |
teaalev
|
gelin | علو |
| 5 |
yestegfir
|
mağfiret dilesin | غفر |
| 6 |
lekum
|
sizin için | - |
| 7 |
rasulu
|
Elçisi | رسل |
| 8 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 9 |
levvev
|
çevirirler | لوي |
| 10 |
ru'usehum
|
başlarını | راس |
| 11 |
ve raeytehum
|
ve onları görürsün | راي |
| 12 |
yesuddune
|
yüz çevirdiklerini | صدد |
| 13 |
vehum
|
ve onlar | - |
| 14 |
mustekbirune
|
büyüklük taslarlar | كبر |