Azabın kendilerine geleceği gün ile insanları uyar. O zaman kendilerine haksızlık[1] yapanlar: "Rabb'imiz! Bize biraz daha süre ver de Senin çağrını kabul edelim ve Resullere uyalım." diyecekler. Allah da: "Daha önce sizin için bir tükenişin, inişe geçişin olmadığına yemin edenler sizler değil miydiniz?" diyecek.
وَأَنذِرِ
ve uyar
ٱلنَّاسَ
insanları
يَوْمَ
güne (karşı)
يَأْتِيهِمُ
kendilerine geleceği
ٱلْعَذَابُ
azabın
فَيَقُولُ
ve diyecekleri
ٱلَّذِينَ
ظَلَمُوا۟
zalimlerin
رَبَّنَآ
Rabbimiz
أَخِّرْنَآ
bizi ertele
إِلَىٰٓ
-ye kadar
أَجَلٍ
bir süre-
قَرِيبٍ
yakın
نُّجِبْ
gelelim
دَعْوَتَكَ
senin çağrına
وَنَتَّبِعِ
ve uyalım
ٱلرُّسُلَ ۗ
elçilere
أَوَلَمْ
تَكُونُوٓا۟
etmemiş miydiniz?
أَقْسَمْتُم
yemininizi
مِّن
قَبْلُ
önceden
مَا
olmadığına
لَكُم
sizin için
مِّن
hiçbir
زَوَالٍ
zeval
Ve enzirin nase yevme ye'tihimul azabu fe yekulullezine zalemu rabbena ahhırna ila ecelin karibin nucib da'veteke ve nettebiır rusul, e ve lem tekunu aksemtum min kablu ma lekum min zeval.
Vahyin çağrısına uymamakla, vahye tabi olmamakla.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve enziri
|
ve uyar | نذر |
| 2 |
n-nase
|
insanları | نوس |
| 3 |
yevme
|
güne (karşı) | يوم |
| 4 |
ye'tihimu
|
kendilerine geleceği | اتي |
| 5 |
l-azabu
|
azabın | عذب |
| 6 |
feyekulu
|
ve diyecekleri | قول |
| 7 |
ellezine
|
- | |
| 8 |
zelemu
|
zalimlerin | ظلم |
| 9 |
rabbena
|
Rabbimiz | ربب |
| 10 |
ehhirna
|
bizi ertele | اخر |
| 11 |
ila
|
-ye kadar | - |
| 12 |
ecelin
|
bir süre- | اجل |
| 13 |
karibin
|
yakın | قرب |
| 14 |
nucib
|
gelelim | جوب |
| 15 |
dea'veteke
|
senin çağrına | دعو |
| 16 |
ve nettebii
|
ve uyalım | تبع |
| 17 |
r-rusule
|
elçilere | رسل |
| 18 |
evelem
|
- | |
| 19 |
tekunu
|
etmemiş miydiniz? | كون |
| 20 |
eksemtum
|
yemininizi | قسم |
| 21 |
min
|
- | |
| 22 |
kablu
|
önceden | قبل |
| 23 |
ma
|
olmadığına | - |
| 24 |
lekum
|
sizin için | - |
| 25 |
min
|
hiçbir | - |
| 26 |
zevalin
|
zeval | زول |