De ki: "Göklere ve yere işleyiş yasalarını koyan, gaybı[1] ve görüneni bilen Allah'ım! Kullarının aralarında çekiştikleri şeyler hakkında hüküm verecek olan Sen'sin."
قُلِ
de ki
ٱللَّهُمَّ
Allah'ım
فَاطِرَ
yoktan var eden
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
gökleri
وَٱلْأَرْضِ
ve yeri
عَـٰلِمَ
bilen
ٱلْغَيْبِ
görülmeyeni
وَٱلشَّهَـٰدَةِ
ve görüleni
أَنتَ
(ancak) sen
تَحْكُمُ
hükmedersin
بَيْنَ
arasında
عِبَادِكَ
kullarının
فِى
مَا
şeylerde
كَانُوا۟
oldukları
فِيهِ
hakkında
يَخْتَلِفُونَ
ayrılığa düştükleri
Kulillahumme fatıras semavati vel ardı alimel gaybi veş şehadeti ente tahkumu beyne ıbadike fi ma kanu fihi yahtelifun.
Yaratılmış varlıkların idraklerini aşan, gizli, görünmeyen, bilinmez olan ve duyularla kavranamayan şeyler. Gelecekte olacak şeyler. Ahiret hayatına dair bilgiler.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kuli
|
de ki | قول |
| 2 |
llahumme
|
Allah'ım | - |
| 3 |
fatira
|
yoktan var eden | فطر |
| 4 |
s-semavati
|
gökleri | سمو |
| 5 |
vel'erdi
|
ve yeri | ارض |
| 6 |
aalime
|
bilen | علم |
| 7 |
l-gaybi
|
görülmeyeni | غيب |
| 8 |
ve şşehadeti
|
ve görüleni | شهد |
| 9 |
ente
|
(ancak) sen | - |
| 10 |
tehkumu
|
hükmedersin | حكم |
| 11 |
beyne
|
arasında | بين |
| 12 |
ibadike
|
kullarının | عبد |
| 13 |
fi
|
- | |
| 14 |
ma
|
şeylerde | - |
| 15 |
kanu
|
oldukları | كون |
| 16 |
fihi
|
hakkında | - |
| 17 |
yehtelifune
|
ayrılığa düştükleri | خلف |