Ama kendilerinden bir uyarıcının onlara gelmesine şaşırdılar. Kafirler:[1] "Bu şaşılacak bir şey." dediler.
بَلْ
doğrusu
عَجِبُوٓا۟
şaştılar
أَن
جَآءَهُم
gelmesine
مُّنذِرٌ
bir uyarıcı
مِّنْهُمْ
içlerinden
فَقَالَ
dediler
ٱلْكَـٰفِرُونَ
kafirler
هَـٰذَا
bu
شَىْءٌ
bir şeydir
عَجِيبٌ
tuhaf
Bel acibu en caehum munzirun minhum fe kalel kafirune haza şey'un acibun.
İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).