وَرَٰوَدَتْهُ
ve murad almak istedi
ٱلَّتِى
kadın
هُوَ
o (Yusuf)
فِى
بَيْتِهَا
onun evinde iken
عَن
نَّفْسِهِ
onun nefsinden
وَغَلَّقَتِ
ve kilitledi
ٱلْأَبْوَٰبَ
kapıları
وَقَالَتْ
ve dedi
هَيْتَ
haydi gelsene
لَكَ ۚ
sen
قَالَ
dedi
مَعَاذَ
sığınırım
ٱللَّهِ ۖ
Allah'a
إِنَّهُ
şüphesiz
رَبِّىٓ
efendim
أَحْسَنَ
en güzel şekilde
مَثْوَاىَ ۖ
bana baktı
إِنَّهُ
şüphesiz
لَا
يُفْلِحُ
iflah olmaz
ٱلظَّـٰلِمُونَ
zalimler
Ve ravedethulleti huve fi beytiha an nefsihi ve ğallekatil ebvabe ve kalet heyte lek, kale ma azallahi innehu rabbi ahsene mesvay, innehu la yuflihuz zalimun.
Efendim. Rabb, efendi demektir. (Ayetteki Rabb'dan kasıt Allah değildir. Evinde kaldığı kadının kocasıdır.)
Kocan, benim efendimdir, çok iyiliğini gördüm, ona ihanet edemem.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve rave dethu
|
ve murad almak istedi | رود |
| 2 |
lleti
|
kadın | - |
| 3 |
huve
|
o (Yusuf) | - |
| 4 |
fi
|
- | |
| 5 |
beytiha
|
onun evinde iken | بيت |
| 6 |
an
|
- | |
| 7 |
nefsihi
|
onun nefsinden | نفس |
| 8 |
ve gallekati
|
ve kilitledi | غلق |
| 9 |
l-ebvabe
|
kapıları | بوب |
| 10 |
ve kalet
|
ve dedi | قول |
| 11 |
heyte
|
haydi gelsene | هيت |
| 12 |
leke
|
sen | - |
| 13 |
kale
|
dedi | قول |
| 14 |
meaaze
|
sığınırım | عوذ |
| 15 |
llahi
|
Allah'a | - |
| 16 |
innehu
|
şüphesiz | - |
| 17 |
rabbi
|
efendim | ربب |
| 18 |
ehsene
|
en güzel şekilde | حسن |
| 19 |
mesvaye
|
bana baktı | ثوي |
| 20 |
innehu
|
şüphesiz | - |
| 21 |
la
|
- | |
| 22 |
yuflihu
|
iflah olmaz | فلح |
| 23 |
z-zalimune
|
zalimler | ظلم |