Hani o, halkına: "Siz, takva[1] sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
إِذْ
hani
قَالَ
demişti ki
لِقَوْمِهِٓ
kavmine
أَلَا
تَتَّقُونَ
korunmaz mısınız?
İz kale li kavmihi e la tettekun.
Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, kelime olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (Bkz. 38:28). Facir, fütursuzca günaha dalan, haktan batıla sapan kimse.