Derken dişi deveyi kestiler ve böylece Rabb'inin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen gerçekten gönderilenlerdensen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyleri getir." dediler.
فَعَقَرُوا۟
derken boğazladılar
ٱلنَّاقَةَ
dişi deveyi
وَعَتَوْا۟
ve dışına çıktılar
عَنْ
-ndan
أَمْرِ
buyruğu-
رَبِّهِمْ
Rablerinin
وَقَالُوا۟
ve dediler
يَـٰصَـٰلِحُ
Salih
ٱئْتِنَا
bize getir
بِمَا
şeyi
تَعِدُنَآ
bizi tehdidettiğin
إِن
eğer
كُنتَ
isen
مِنَ
-den
ٱلْمُرْسَلِينَ
elçiler-
Fe akarun nakate ve atev an emri rabbihim ve kalu ya salihu'tina bima teiduna in kunte minel murselin.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
feakaru
|
derken boğazladılar | عقر |
| 2 |
n-nakate
|
dişi deveyi | نوق |
| 3 |
ve atev
|
ve dışına çıktılar | عتو |
| 4 |
an
|
-ndan | - |
| 5 |
emri
|
buyruğu- | امر |
| 6 |
rabbihim
|
Rablerinin | ربب |
| 7 |
ve kalu
|
ve dediler | قول |
| 8 |
ya salihu
|
Salih | صلح |
| 9 |
'tina
|
bize getir | اتي |
| 10 |
bima
|
şeyi | - |
| 11 |
teiduna
|
bizi tehdidettiğin | وعد |
| 12 |
in
|
eğer | - |
| 13 |
kunte
|
isen | كون |
| 14 |
mine
|
-den | - |
| 15 |
l-murseline
|
elçiler- | رسل |