"Ondan yemeyi ve kalplerimizin iyice yatışmasını; senin bize doğru söylediğini bilmeyi ve buna doğrudan tanık olmayı istiyoruz." dediler.
قَالُوا۟
dediler
نُرِيدُ
istiyoruz
أَن
نَّأْكُلَ
yemeyi
مِنْهَا
ondan
وَتَطْمَئِنَّ
ve iyice yatışmasını
قُلُوبُنَا
kalblerimizin
وَنَعْلَمَ
ve bilmeyi
أَن
قَدْ
kesinlikle
صَدَقْتَنَا
bize doğru söylediğini
وَنَكُونَ
ve olmayı
عَلَيْهَا
buna
مِنَ
ٱلشَّـٰهِدِينَ
bizzat şahit
Kalu nuridu en ne'kule minha ve tetmainne kulubuna ve na'leme en kad sadaktena ve nekune aleyha mineş şahidin.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kalu
|
dediler | قول |
| 2 |
nuridu
|
istiyoruz | رود |
| 3 |
en
|
- | |
| 4 |
ne'kule
|
yemeyi | اكل |
| 5 |
minha
|
ondan | - |
| 6 |
ve tetmeinne
|
ve iyice yatışmasını | طمن |
| 7 |
kulubuna
|
kalblerimizin | قلب |
| 8 |
ve nea'leme
|
ve bilmeyi | علم |
| 9 |
en
|
- | |
| 10 |
kad
|
kesinlikle | - |
| 11 |
sadektena
|
bize doğru söylediğini | صدق |
| 12 |
ve nekune
|
ve olmayı | كون |
| 13 |
aleyha
|
buna | - |
| 14 |
mine
|
- | |
| 15 |
ş-şahidine
|
bizzat şahit | شهد |