أَمْ
yoksa
يَقُولُونَ
diyorlar (mı?)
ٱفْتَرَىٰ
uydurdu
عَلَى
karşı
ٱللَّهِ
Allah'a
كَذِبًا ۖ
yalan
فَإِن
öyle bir durumda
يَشَإِ
dilese
ٱللَّهُ
Allah
يَخْتِمْ
mühür basar
عَلَىٰ
üzerine
قَلْبِكَ ۗ
senin kalbin
وَيَمْحُ
ve mahveder
ٱللَّهُ
Allah
ٱلْبَـٰطِلَ
batılı
وَيُحِقُّ
ve yerleştirir
ٱلْحَقَّ
hakkı
بِكَلِمَـٰتِهِٓ ۚ
sözleriyle
إِنَّهُ
şüphesiz O
عَلِيمٌ
bilir
بِذَاتِ
özünü
ٱلصُّدُورِ
göğüslerin
Em yekuluneftera alallahi keziba, fe in yeşeillahu yahtim ala kalbik, ve yemhullahul batıla ve yuhıkkul hakka bi kelimatih, innehu alimun bi zatis sudur.
Böyle bir şey yaptığın takdirde.
Takdir edilmiş hükümleriyle.
Gerçekliği kesin olan. Mutlak gerçeklik, doğruluk. Bir şeyin aslı ve esası. Yasa, ferman, kural. Batıl'ın karşıtı.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
em
|
yoksa | - |
| 2 |
yekulune
|
diyorlar (mı?) | قول |
| 3 |
ftera
|
uydurdu | فري |
| 4 |
ala
|
karşı | - |
| 5 |
llahi
|
Allah'a | - |
| 6 |
keziben
|
yalan | كذب |
| 7 |
fein
|
öyle bir durumda | - |
| 8 |
yeşei
|
dilese | شيا |
| 9 |
llahu
|
Allah | - |
| 10 |
yehtim
|
mühür basar | ختم |
| 11 |
ala
|
üzerine | - |
| 12 |
kalbike
|
senin kalbin | قلب |
| 13 |
ve yemhu
|
ve mahveder | محو |
| 14 |
llahu
|
Allah | - |
| 15 |
l-batile
|
batılı | بطل |
| 16 |
ve yuhikku
|
ve yerleştirir | حقق |
| 17 |
l-hakka
|
hakkı | حقق |
| 18 |
bikelimatihi
|
sözleriyle | كلم |
| 19 |
innehu
|
şüphesiz O | - |
| 20 |
alimun
|
bilir | علم |
| 21 |
bizati
|
özünü | - |
| 22 |
s-suduri
|
göğüslerin | صدر |