Ve O, kullarının tevbesini[1] kabul eder ve kötülüklerini bağışlar. Ve yaptığınız şeyleri bilir.
وَهُوَ
ve O'dur ki
ٱلَّذِى
يَقْبَلُ
kabul eder
ٱلتَّوْبَةَ
tevbeyi
عَنْ
-ndan
عِبَادِهِ
kulları-
وَيَعْفُوا۟
ve affeder
عَنِ
-den
ٱلسَّيِّـَٔاتِ
kötülükler-
وَيَعْلَمُ
ve bilir
مَا
ne
تَفْعَلُونَ
yapıyorsunuz
Ve huvellezi yakbelut tevbete an ibadihi ve ya'fu anis seyyiati ve ya'lemu ma tef'alun.
Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.