Dedi ki: "Yedi yıl bildik şekilde ekip biçin. Ancak biçtiğinizden, yiyeceğiniz kadarını ayırdıktan sonra kalanı biriktirin."
قَالَ
(Yusuf) dedi ki
تَزْرَعُونَ
siz (ürünü) ekin
سَبْعَ
yedi
سِنِينَ
yıl
دَأَبًا
âdetiniz üzere
فَمَا
ne ki
حَصَدتُّمْ
biçtiniz
فَذَرُوهُ
bırakın onu
فِى
سُنبُلِهِٓ
başağında
إِلَّا
hariç
قَلِيلًا
az bir mikdar
مِّمَّا
تَأْكُلُونَ
yiyeceğiniz
Kale tezreune seb'a sinine de'eba, fe ma hasadtum fe zeruhu fi sunbulihi illa kalilen mimma te'kulun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kale
|
(Yusuf) dedi ki | قول |
| 2 |
tezraune
|
siz (ürünü) ekin | زرع |
| 3 |
seb'a
|
yedi | سبع |
| 4 |
sinine
|
yıl | سنو |
| 5 |
deeben
|
âdetiniz üzere | داب |
| 6 |
fe ma
|
ne ki | - |
| 7 |
hasadtum
|
biçtiniz | حسد |
| 8 |
fezeruhu
|
bırakın onu | وذر |
| 9 |
fi
|
- | |
| 10 |
sunbulihi
|
başağında | سنبل |
| 11 |
illa
|
hariç | - |
| 12 |
kalilen
|
az bir mikdar | قلل |
| 13 |
mimma
|
- | |
| 14 |
te'kulune
|
yiyeceğiniz | اكل |