"Allah fakirdir, biz zenginiz." diyenlerin sözünü, Allah elbette işitmiştir. Hem bu söylediklerini hem de haksız yere Nebileri öldürmelerini yazacağız. Ve onlara, "Yakıcı azabı tadın!" diyeceğiz.
لَّقَدْ
doğrusu
سَمِعَ
işitti
ٱللَّهُ
Allah
قَوْلَ
sözünü
ٱلَّذِينَ
kimselerin
قَالُوٓا۟
diyen(lerin)
إِنَّ
muhakkak
ٱللَّهَ
Allah
فَقِيرٌ
fakirdir
وَنَحْنُ
ve biz
أَغْنِيَآءُ ۘ
zenginiz
سَنَكْتُبُ
yazacağız
مَا
şeyleri
قَالُوا۟
onların dedikleri
وَقَتْلَهُمُ
ve öldürmelerini
ٱلْأَنبِيَآءَ
nebileri
بِغَيْرِ
حَقٍّ
haksız yere
وَنَقُولُ
ve diyeceğiz
ذُوقُوا۟
tadın
عَذَابَ
azabını
ٱلْحَرِيقِ
yangın
Lekad semiallahu kavlellezine kalu innallahe fakirun ve nahnu agniyau se nektubu ma kalu ve katlehumul enbiyae bi gayri hakkın, ve nekulu zuku azabel harik.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
lekad
|
doğrusu | - |
| 2 |
semia
|
işitti | سمع |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
kavle
|
sözünü | قول |
| 5 |
ellezine
|
kimselerin | - |
| 6 |
kalu
|
diyen(lerin) | قول |
| 7 |
inne
|
muhakkak | - |
| 8 |
llahe
|
Allah | - |
| 9 |
fekirun
|
fakirdir | فقر |
| 10 |
venehnu
|
ve biz | - |
| 11 |
egniya'u
|
zenginiz | غني |
| 12 |
senektubu
|
yazacağız | كتب |
| 13 |
ma
|
şeyleri | - |
| 14 |
kalu
|
onların dedikleri | قول |
| 15 |
ve katlehumu
|
ve öldürmelerini | قتل |
| 16 |
l-enbiya'e
|
nebileri | نبا |
| 17 |
bigayri
|
غير | |
| 18 |
hakkin
|
haksız yere | حقق |
| 19 |
ve nekulu
|
ve diyeceğiz | قول |
| 20 |
zuku
|
tadın | ذوق |
| 21 |
azabe
|
azabını | عذب |
| 22 |
l-hariki
|
yangın | حرق |