Ve hani yöneltmiştik sana bir ekip cinlerden, dinlemek üzere Kur’an’ı. Ne zaman ki huzuruna geldiler, dediler ki: “Sessiz olun.” Ne zaman ki karar verildi, döndüler kavimlerine uyarıcılar olarak.
وَإِذْ
bir zaman
صَرَفْنَآ
yöneltmiştik
إِلَيْكَ
sana
نَفَرًا
bir topluluğu
مِّنَ
-den
ٱلْجِنِّ
cinler-
يَسْتَمِعُونَ
dinlemek üzere
ٱلْقُرْءَانَ
Kur'an
فَلَمَّا
zaman
حَضَرُوهُ
ona geldikleri
قَالُوٓا۟
dediler
أَنصِتُوا۟ ۖ
susun (dinleyin)
فَلَمَّا
zaman da
قُضِىَ
bitirildiği
وَلَّوْا۟
döndüler
إِلَىٰ
قَوْمِهِم
kavimlerine
مُّنذِرِينَ
uyarıcılar olarak
Ve iz sarefna ileyke neferen minel cinni yestemiunel kur'an, fe lemma hadaruhu kalu ensıtu, fe lemma kudıye vellev ila kavmihim munzirin.
Tanımadığın, yabancı bir topluluktan kimseleri; yabancı bir heyet. Cinn, ontolojik bir varlık olmanın yanı sıra yabancı, tanımadık, bilinmeyen kimseler demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve iz
|
bir zaman | - |
| 2 |
sarafna
|
yöneltmiştik | صرف |
| 3 |
ileyke
|
sana | - |
| 4 |
neferan
|
bir topluluğu | نفر |
| 5 |
mine
|
-den | - |
| 6 |
l-cinni
|
cinler- | جنن |
| 7 |
yestemiune
|
dinlemek üzere | سمع |
| 8 |
l-kurane
|
Kur'an | قرا |
| 9 |
fe lemma
|
zaman | - |
| 10 |
haderuhu
|
ona geldikleri | حضر |
| 11 |
kalu
|
dediler | قول |
| 12 |
ensitu
|
susun (dinleyin) | نصت |
| 13 |
fe lemma
|
zaman da | - |
| 14 |
kudiye
|
bitirildiği | قضي |
| 15 |
vellev
|
döndüler | ولي |
| 16 |
ila
|
- | |
| 17 |
kavmihim
|
kavimlerine | قوم |
| 18 |
munzirine
|
uyarıcılar olarak | نذر |