Dedi ki: "Hepiniz oradan ayrılın.[1]" Bir kısmınız bir kısmınıza düşmansınız. Benden size bir yol gösterici geldiği zaman, kim yol göstericime uyarsa; işte o sapkınlığa düşmez ve mutsuz olmaz."
قَالَ
dedi ki
ٱهْبِطَا
inin
مِنْهَا
oradan
جَمِيعًا ۖ
hepiniz
بَعْضُكُمْ
bir kısmınız
لِبَعْضٍ
diğerinize
عَدُوٌّ ۖ
düşmansınız
فَإِمَّا
artık
يَأْتِيَنَّكُم
size geldiği zaman
مِّنِّى
benden
هُدًى
bir hidayet
فَمَنِ
sonra kim
ٱتَّبَعَ
uyarsa
هُدَاىَ
benim hidayetime
فَلَا
yoktur (ona)
يَضِلُّ
sapkınlık
وَلَا
ve yoktur
يَشْقَىٰ
bir sıkıntı
Kalehbita minha cemian ba'dukum li ba'dın aduvv, fe imma ye'tiyennekum minni huden fe menittebea hudaye fe la yadıllu ve la yeşka.
"İhbita" kelimesinin "inin" anlamı olmakla birlikte, bu kelimenin aynı zamanda "ayrılın" anlamı da bulunmaktadır (Bkz. 2: 61). Söz konusu olan "inme," seviye itibariyle yüksek bir yerden, alçak bir yere inmek anlamında değil, konum itibari ile bir inmeyi ifade etmektedir: Zenginken yoksul olmak gibi veya "köyden kente inmek" gibi.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kale
|
dedi ki | قول |
| 2 |
hbita
|
inin | هبط |
| 3 |
minha
|
oradan | - |
| 4 |
cemian
|
hepiniz | جمع |
| 5 |
bea'dukum
|
bir kısmınız | بعض |
| 6 |
libea'din
|
diğerinize | بعض |
| 7 |
aduvvun
|
düşmansınız | عدو |
| 8 |
feimma
|
artık | - |
| 9 |
ye'tiyennekum
|
size geldiği zaman | اتي |
| 10 |
minni
|
benden | - |
| 11 |
huden
|
bir hidayet | هدي |
| 12 |
femeni
|
sonra kim | - |
| 13 |
ttebea
|
uyarsa | تبع |
| 14 |
hudaye
|
benim hidayetime | هدي |
| 15 |
fela
|
yoktur (ona) | - |
| 16 |
yedillu
|
sapkınlık | ضلل |
| 17 |
ve la
|
ve yoktur | - |
| 18 |
yeşka
|
bir sıkıntı | شقو |