Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet bir gemiye bindiklerinde onu deldi. Musa: "İçindekilerini boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen şaşılacak bir iş yaptın." dedi.
فَٱنطَلَقَا
sonra yürüdüler
حَتَّىٰٓ
nihayet
إِذَا
zaman
رَكِبَا
bindikleri
فِى
ٱلسَّفِينَةِ
gemiye
خَرَقَهَا ۖ
onu deliverdi
قَالَ
dedi
أَخَرَقْتَهَا
mi onu deldin?
لِتُغْرِقَ
boğmak için
أَهْلَهَا
halkını
لَقَدْ
gerçekten
جِئْتَ
sen yaptın
شَيْـًٔا
bir iş
إِمْرًا
çok tehlikeli
Fentalaka, hatta iza rakiba fis sefineti harakaha kale e harakteha li tugrika ehleha, lekad ci'te şey'en imra.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
fentaleka
|
sonra yürüdüler | طلق |
| 2 |
hatta
|
nihayet | - |
| 3 |
iza
|
zaman | - |
| 4 |
rakiba
|
bindikleri | ركب |
| 5 |
fi
|
- | |
| 6 |
s-sefineti
|
gemiye | سفن |
| 7 |
harakaha
|
onu deliverdi | خرق |
| 8 |
kale
|
dedi | قول |
| 9 |
eharakteha
|
mi onu deldin? | خرق |
| 10 |
litugrika
|
boğmak için | غرق |
| 11 |
ehleha
|
halkını | اهل |
| 12 |
lekad
|
gerçekten | - |
| 13 |
ci'te
|
sen yaptın | جيا |
| 14 |
şey'en
|
bir iş | شيا |
| 15 |
imran
|
çok tehlikeli | امر |