Ey İman Edenler! Meclislerde size: "Yer açın!" denildiği zaman, hemen yer açın. Allah da size yer açar. "Dağılın!" denildiği zaman da hemen dağılın! Allah, sizden iman edenlerin ve ilim[1] verilmiş olanların derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız Her Şeyden Haberdardır.
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوٓا۟
inanan(lar)
إِذَا
zaman
قِيلَ
dendiği
لَكُمْ
size
تَفَسَّحُوا۟
yer açın
فِى
ٱلْمَجَـٰلِسِ
meclislerde
فَٱفْسَحُوا۟
yer açın ki
يَفْسَحِ
genişlik versin
ٱللَّهُ
Allah
لَكُمْ ۖ
size
وَإِذَا
zaman da
قِيلَ
dendiği
ٱنشُزُوا۟
kalkın
فَٱنشُزُوا۟
kalkın ki
يَرْفَعِ
yükseltsin
ٱللَّهُ
Allah
ٱلَّذِينَ
kimseleri
ءَامَنُوا۟
inanan(ları)
مِنكُمْ
sizden
وَٱلَّذِينَ
ve kendilerine
أُوتُوا۟
verilenleri
ٱلْعِلْمَ
ilim
دَرَجَـٰتٍ ۚ
derecelerle
وَٱللَّهُ
ve Allah
بِمَا
şeyleri
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
خَبِيرٌ
haber almaktadır
Ya eyyuhellezine amenu iza kile lekum tefessehu fil mecalisi fefsehu yefsehıllahu lekum, ve iza kilenşuzu fenşuzu yerfeillahullezine amenu minkum vellezine utul ilme derecat, vallahu bi ma ta'melune habir.
"Alim, bilgi sahibi olan, bilen demektir. Ancak, Kur'an'ın "Bilmekten" kast ettiği şey: Düşünmek, akletmek, gerçeği idrak etmek ve vahyin gerçekliğine iman etmektir; Allah'ı, vahyi ve hakikati idrak etmek, kavramak ve anlamaktır. "Bilmek" ile kast edilen şey, ilim sahibi olmak değil; tevhidi bilince sahip olarak, gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmaktır. Kur'an'da yer alan "ilim" ve "alim" kelimelerinin anlamı şudur: Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu, O'nun yüceliğini, üstünlüğünü, gücünü, her şeyi bildiğini, her şeyin yaratıcısı ve Rabb'i olduğunu idrak etmek ve ayırdına varmak demektir. Keza, kesin doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmaktır. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim kelimesine "bilgin/bilen", ilim kelimesine de "bilgi/ilim" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir. Din adamları sınıfının en çok istismar ettikleri ve kendilerine paye çıkardıkları Kur'an'daki alim kelimesinin hadis, tefsir, fıkıh, siyer vb. bilgileri bilmekle hiçbir ilgisi yoktur. Kur'an'da yer alan "ilim ve alim" kelimelerinin anlamı, genellikle anlama, kavrama, idrak etme, ayırdına varma "bilgisidir."
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ya eyyuha
|
ey | - |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
amenu
|
inanan(lar) | امن |
| 4 |
iza
|
zaman | - |
| 5 |
kile
|
dendiği | قول |
| 6 |
lekum
|
size | - |
| 7 |
tefessehu
|
yer açın | فسح |
| 8 |
fi
|
- | |
| 9 |
l-mecalisi
|
meclislerde | جلس |
| 10 |
fefsehu
|
yer açın ki | فسح |
| 11 |
yefsehi
|
genişlik versin | فسح |
| 12 |
llahu
|
Allah | - |
| 13 |
lekum
|
size | - |
| 14 |
ve iza
|
zaman da | - |
| 15 |
kile
|
dendiği | قول |
| 16 |
nşuzu
|
kalkın | نشز |
| 17 |
fenşuzu
|
kalkın ki | نشز |
| 18 |
yerfei
|
yükseltsin | رفع |
| 19 |
llahu
|
Allah | - |
| 20 |
ellezine
|
kimseleri | - |
| 21 |
amenu
|
inanan(ları) | امن |
| 22 |
minkum
|
sizden | - |
| 23 |
vellezine
|
ve kendilerine | - |
| 24 |
utu
|
verilenleri | اتي |
| 25 |
l-ilme
|
ilim | علم |
| 26 |
deracatin
|
derecelerle | درج |
| 27 |
vallahu
|
ve Allah | - |
| 28 |
bima
|
şeyleri | - |
| 29 |
tea'melune
|
yaptıklarınız | عمل |
| 30 |
habirun
|
haber almaktadır | خبر |