Eğer siz ona yardım etmezseniz, iyi bilin ki Allah ona yardım etmişti. Hani Kafirler[1] onu çıkardıklarında iki kişiden ikincisiydi. İkisi mağaradayken, o, arkadaşına: "Üzülme, kuşkusuz Allah bizimle beraberdir." demişti. Bunun üzerine Allah, üzerlerine dinginlik ve güven indirmişti. Onu, sizin görmediğiniz güçlerle desteklemişti.[2] Ve küfredenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yüce olandır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
إِلَّا
eğer
تَنصُرُوهُ
siz ona yardım etmezseniz
فَقَدْ
iyi bilin ki
نَصَرَهُ
ona yardım etmişti
ٱللَّهُ
Allah
إِذْ
hani
أَخْرَجَهُ
çıkardıklarında
ٱلَّذِينَ
kimseler
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
ثَانِىَ
ikincisiydi
ٱثْنَيْنِ
iki kişiden
إِذْ
iken
هُمَا
ikisi
فِى
ٱلْغَارِ
mağarada
إِذْ
hani
يَقُولُ
diyordu
لِصَـٰحِبِهِ
arkadaşına
لَا
تَحْزَنْ
üzülme
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
مَعَنَا ۖ
bizimle beraberdir
فَأَنزَلَ
(İşte o zaman) indirdi
ٱللَّهُ
Allah
سَكِينَتَهُ
sekinesini
عَلَيْهِ
onun üzerine
وَأَيَّدَهُ
ve onu destekledi
بِجُنُودٍ
askerlerle
لَّمْ
تَرَوْهَا
sizin görmediğiniz
وَجَعَلَ
ve kıldı
كَلِمَةَ
sözünü
ٱلَّذِينَ
kimselerin
كَفَرُوا۟
inanmayan(ların)
ٱلسُّفْلَىٰ ۗ
alçak
وَكَلِمَةُ
ve sözü ise
ٱللَّهِ
Allah'ın
هِىَ
o
ٱلْعُلْيَا ۗ
yüce olandır
وَٱللَّهُ
ve Allah
عَزِيزٌ
daima üstündür
حَكِيمٌ
hüküm ve hikmet sahibidir
İlla tensuruhu fe kad nasarahullahu iz ahrecehullezine keferu saniyesneyni iz huma fil gari iz yekulu li sahibihi la tahzen innallahe meana, fe enzelallahu sekinetehu aleyhi ve eyyedehu bicunudin lem terevha ve ceale kelimetellezine keferus sufla, ve kelimetullahi hiyel ulya vallahu azizun hakim .
Bkz. 9:17. ayetin 1. dipnotu.
Ayette açıkça "onu, sizin görmediğiniz güçlerle desteklemişti" denmektedir, dolayısı ile "örümceklerin mağara kapısına ağ ördüğü, güvercinlerin de yuva yaptıkları" şeklindeki anlatının Kur'an'da yeri yoktur.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
illa
|
eğer | - |
| 2 |
tensuruhu
|
siz ona yardım etmezseniz | نصر |
| 3 |
fekad
|
iyi bilin ki | - |
| 4 |
nesarahu
|
ona yardım etmişti | نصر |
| 5 |
llahu
|
Allah | - |
| 6 |
iz
|
hani | - |
| 7 |
ehracehu
|
çıkardıklarında | خرج |
| 8 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 9 |
keferu
|
inkar eden(ler) | كفر |
| 10 |
saniye
|
ikincisiydi | ثني |
| 11 |
sneyni
|
iki kişiden | ثني |
| 12 |
iz
|
iken | - |
| 13 |
huma
|
ikisi | - |
| 14 |
fi
|
- | |
| 15 |
l-gari
|
mağarada | غور |
| 16 |
iz
|
hani | - |
| 17 |
yekulu
|
diyordu | قول |
| 18 |
lisahibihi
|
arkadaşına | صحب |
| 19 |
la
|
- | |
| 20 |
tehzen
|
üzülme | حزن |
| 21 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 22 |
llahe
|
Allah | - |
| 23 |
meana
|
bizimle beraberdir | - |
| 24 |
feenzele
|
(İşte o zaman) indirdi | نزل |
| 25 |
llahu
|
Allah | - |
| 26 |
sekinetehu
|
sekinesini | سكن |
| 27 |
aleyhi
|
onun üzerine | - |
| 28 |
ve eyyedehu
|
ve onu destekledi | ايد |
| 29 |
bicunudin
|
askerlerle | جند |
| 30 |
lem
|
- | |
| 31 |
teravha
|
sizin görmediğiniz | راي |
| 32 |
ve ceale
|
ve kıldı | جعل |
| 33 |
kelimete
|
sözünü | كلم |
| 34 |
ellezine
|
kimselerin | - |
| 35 |
keferu
|
inanmayan(ların) | كفر |
| 36 |
s-sufla
|
alçak | سفل |
| 37 |
vekelimetu
|
ve sözü ise | كلم |
| 38 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 39 |
hiye
|
o | - |
| 40 |
l-ulya
|
yüce olandır | علو |
| 41 |
vallahu
|
ve Allah | - |
| 42 |
azizun
|
daima üstündür | عزز |
| 43 |
hakimun
|
hüküm ve hikmet sahibidir | حكم |