لَعَلِّىٓ
böylelikle
أَعْمَلُ
yapayım
صَـٰلِحًا
yararlı bir iş
فِيمَا
yerde (dünyada)
تَرَكْتُ ۚ
terk ettiğim
كَلَّآ ۚ
hayır
إِنَّهَا
şüphesiz bu
كَلِمَةٌ
bir sözdür
هُوَ
o
قَآئِلُهَا ۖ
onun söylediği
وَمِن
ve
وَرَآئِهِم
önlerinde vardır
بَرْزَخٌ
bir berzah
إِلَىٰ
kadar
يَوْمِ
güne
يُبْعَثُونَ
diriltilecekleri
Lealli a'melu salihan fima terektu kella, inneha kelimetun huve kailuha, ve min veraihim berzahun ila yevmi yub'asun.
Kötülükle mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst ve seçkin.
Dünyaya dönüşlerini imkansız kılan.
Engel, perde.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
lealli
|
böylelikle | - |
| 2 |
ea'melu
|
yapayım | عمل |
| 3 |
salihen
|
yararlı bir iş | صلح |
| 4 |
fima
|
yerde (dünyada) | - |
| 5 |
teraktu
|
terk ettiğim | ترك |
| 6 |
kella
|
hayır | - |
| 7 |
inneha
|
şüphesiz bu | - |
| 8 |
kelimetun
|
bir sözdür | كلم |
| 9 |
huve
|
o | - |
| 10 |
kailuha
|
onun söylediği | قول |
| 11 |
ve min
|
ve | - |
| 12 |
veraihim
|
önlerinde vardır | وري |
| 13 |
berzehun
|
bir berzah | - |
| 14 |
ila
|
kadar | - |
| 15 |
yevmi
|
güne | يوم |
| 16 |
yub'asune
|
diriltilecekleri | بعث |