Onu yakından gördükleri zaman, Kafirlerin yüzleri kötüleşti. Onlara: "İşte bu, sizin isteyip durduğunuz şey![1]" denildi.
فَلَمَّا
ne zaman ki
رَأَوْهُ
onu görünce
زُلْفَةً
yakından
سِيٓـَٔتْ
kötüleşti
وُجُوهُ
yüzleri
ٱلَّذِينَ
kimselerin
كَفَرُوا۟
inkar eden(lerin)
وَقِيلَ
ve dendi
هَـٰذَا
işte budur
ٱلَّذِى
كُنتُم
olduğunuz şey
بِهِ
onu
تَدَّعُونَ
çağırıyor(lar)
Fe lemma reevhu zulfeten siet vucuhullezine keferu ve kile hazellezi kuntum bihi teddeun.
"Ne zaman olacakmış, gelsin de görelim." diye alaya aldığınız gün.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
felemma
|
ne zaman ki | - |
| 2 |
raevhu
|
onu görünce | راي |
| 3 |
zulfeten
|
yakından | زلف |
| 4 |
siyet
|
kötüleşti | سوا |
| 5 |
vucuhu
|
yüzleri | وجه |
| 6 |
ellezine
|
kimselerin | - |
| 7 |
keferu
|
inkar eden(lerin) | كفر |
| 8 |
ve kile
|
ve dendi | قول |
| 9 |
haza
|
işte budur | - |
| 10 |
llezi
|
- | |
| 11 |
kuntum
|
olduğunuz şey | كون |
| 12 |
bihi
|
onu | - |
| 13 |
teddeune
|
çağırıyor(lar) | دعو |