De ki: "Ey iman eden kullar! Rabb'inize karşı takvalı olun. Bu dünyada, iyi olanlar için iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere[1] ödülleri hesapsız ödenir.
قُلْ
de ki
يَـٰعِبَادِ
kullarım
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
inanan
ٱتَّقُوا۟
korkun
رَبَّكُمْ ۚ
Rabbinizden
لِلَّذِينَ
kimselere vardır
أَحْسَنُوا۟
güzel davranan(lara)
فِى
هَـٰذِهِ
bu
ٱلدُّنْيَا
dünyada
حَسَنَةٌ ۗ
güzellik
وَأَرْضُ
ve yeri
ٱللَّهِ
Allah'ın
وَٰسِعَةٌ ۗ
geniştir
إِنَّمَا
ancak
يُوَفَّى
ödenecektir
ٱلصَّـٰبِرُونَ
sabredenlere
أَجْرَهُم
ödülleri
بِغَيْرِ
olmaksızın
حِسَابٍ
hesabı
Kul ya ıbadıllezine amenutteku rabbekum, lillezine ahsenu fi hazihid dunya haseneh, ve ardullahi vasiah innema yuveffas sabirune ecrehum bi gayri hisab.
Dayanıp, direnenlere; sıkıntılara göğüs gerenlere.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kul
|
de ki | قول |
| 2 |
ya ibadi
|
kullarım | عبد |
| 3 |
ellezine
|
- | |
| 4 |
amenu
|
inanan | امن |
| 5 |
tteku
|
korkun | وقي |
| 6 |
rabbekum
|
Rabbinizden | ربب |
| 7 |
lillezine
|
kimselere vardır | - |
| 8 |
ehsenu
|
güzel davranan(lara) | حسن |
| 9 |
fi
|
- | |
| 10 |
hazihi
|
bu | - |
| 11 |
d-dunya
|
dünyada | دنو |
| 12 |
hasenetun
|
güzellik | حسن |
| 13 |
ve erdu
|
ve yeri | ارض |
| 14 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 15 |
vasiatun
|
geniştir | وسع |
| 16 |
innema
|
ancak | - |
| 17 |
yuveffa
|
ödenecektir | وفي |
| 18 |
s-sabirune
|
sabredenlere | صبر |
| 19 |
ecrahum
|
ödülleri | اجر |
| 20 |
bigayri
|
olmaksızın | غير |
| 21 |
hisabin
|
hesabı | حسب |