De ki: "Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, sülaleniz; kazandığınız mallarınız, kötüye gitmesinden korktuğunuz ticaretiniz, hoşunuza giden evleriniz, size; Allah'tan, O'nun Resul'ünden ve O'nun yolunda cihad[1] etmekten daha sevimli geliyorsa, o halde Allah'ın hükmünün gerçekleşmesini bekleyin." Allah, fasık olan halkı hidayete iletmez.
قُلْ
de ki
إِن
eğer
كَانَ
ise
ءَابَآؤُكُمْ
babalarınız
وَأَبْنَآؤُكُمْ
ve oğullarınız
وَإِخْوَٰنُكُمْ
ve kardeşleriniz
وَأَزْوَٰجُكُمْ
ve eşleriniz
وَعَشِيرَتُكُمْ
ve hısım akrabanız
وَأَمْوَٰلٌ
ve mallar
ٱقْتَرَفْتُمُوهَا
kazandığınız
وَتِجَـٰرَةٌ
ve ticaret(iniz)
تَخْشَوْنَ
korktuğunuz
كَسَادَهَا
düşmesinden
وَمَسَـٰكِنُ
ve konutlar
تَرْضَوْنَهَآ
hoşlandığınız
أَحَبَّ
daha sevgili (ise)
إِلَيْكُم
size
مِّنَ
-tan
ٱللَّهِ
Allah-
وَرَسُولِهِ
ve Elçisi(nden)
وَجِهَادٍ
ve cihad etmekten
فِى
سَبِيلِهِ
O'nun yolunda
فَتَرَبَّصُوا۟
o halde gözetleyin
حَتَّىٰ
kadar
يَأْتِىَ
getirinceye
ٱللَّهُ
Allah
بِأَمْرِهِ ۗ
emrini
وَٱللَّهُ
ve Allah
لَا
يَهْدِى
(doğru) yola iletmez
ٱلْقَوْمَ
topluluğu
ٱلْفَـٰسِقِينَ
yoldan çıkmış
Kul in kane abaukum ve ebnaukum ve ıhvanukum ve ezvacukum ve aşiretukum ve emvalunıktereftumuha ve ticaretun tahşevne kesadeha ve mesakinu terdavneha ehabbe ileykum minallahi ve resulihi ve cihadin fi sebilihi fe terabbesu hatta ye' tiyallahu bi emrih, vallahu la yehdil kavmel fasikin.
Allah yolunda mücadele etmek. Kararlı ve tutarlı bir şekilde çaba göstermek, canla başla çalışmak.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kul
|
de ki | قول |
| 2 |
in
|
eğer | - |
| 3 |
kane
|
ise | كون |
| 4 |
aba'ukum
|
babalarınız | ابو |
| 5 |
ve ebna'ukum
|
ve oğullarınız | بني |
| 6 |
ve ihvanukum
|
ve kardeşleriniz | اخو |
| 7 |
ve ezvacukum
|
ve eşleriniz | زوج |
| 8 |
ve aşiratukum
|
ve hısım akrabanız | عشر |
| 9 |
ve emvalun
|
ve mallar | مول |
| 10 |
kteraftumuha
|
kazandığınız | قرف |
| 11 |
ve ticaratun
|
ve ticaret(iniz) | تجر |
| 12 |
tehşevne
|
korktuğunuz | خشي |
| 13 |
kesadeha
|
düşmesinden | كسد |
| 14 |
ve mesakinu
|
ve konutlar | سكن |
| 15 |
terdevneha
|
hoşlandığınız | رضو |
| 16 |
ehabbe
|
daha sevgili (ise) | حبب |
| 17 |
ileykum
|
size | - |
| 18 |
mine
|
-tan | - |
| 19 |
llahi
|
Allah- | - |
| 20 |
ve rasulihi
|
ve Elçisi(nden) | رسل |
| 21 |
ve cihadin
|
ve cihad etmekten | جهد |
| 22 |
fi
|
- | |
| 23 |
sebilihi
|
O'nun yolunda | سبل |
| 24 |
feterabbesu
|
o halde gözetleyin | ربص |
| 25 |
hatta
|
kadar | - |
| 26 |
ye'tiye
|
getirinceye | اتي |
| 27 |
llahu
|
Allah | - |
| 28 |
biemrihi
|
emrini | امر |
| 29 |
vallahu
|
ve Allah | - |
| 30 |
la
|
- | |
| 31 |
yehdi
|
(doğru) yola iletmez | هدي |
| 32 |
l-kavme
|
topluluğu | قوم |
| 33 |
l-fasikine
|
yoldan çıkmış | فسق |