يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
لَا
تَتَّخِذُوٓا۟
edinmeyin
ءَابَآءَكُمْ
babalarınızı
وَإِخْوَٰنَكُمْ
ve kardeşlerinizi
أَوْلِيَآءَ
veliler
إِنِ
eğer
ٱسْتَحَبُّوا۟
seviyorlarsa
ٱلْكُفْرَ
küfrü
عَلَى
karşı
ٱلْإِيمَـٰنِ ۚ
imana
وَمَن
ve kim
يَتَوَلَّهُم
onları veli tanırsa
مِّنكُمْ
sizden
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlardır
ٱلظَّـٰلِمُونَ
zalimler
Ya eyyuhellezine amenu la tettehızu abaekum ve ihvanekum evliyae inistehabbul kufre alel imani, ve men yetevellehum minkum fe ulaike humuz zalimun.
Koruyucu, yardımcı, yönlendirici, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" kelimelerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu kelimeler, ahlaki anlamdaki dostluğu değil; siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" kelimesini kullanmaktadır (Bkz. 2:254; 4:125; 17:73; 25:28). Allah'ın isimlerinden olan "El-Veli; Sahip Çıkan, Koruyan, Gözeten, Destek Olan." demektir.
Onların yanında yer alırsa.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ya eyyuha
|
ey | - |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
amenu
|
inanan(lar) | امن |
| 4 |
la
|
- | |
| 5 |
tettehizu
|
edinmeyin | اخذ |
| 6 |
aba'ekum
|
babalarınızı | ابو |
| 7 |
ve ihvanekum
|
ve kardeşlerinizi | اخو |
| 8 |
evliya'e
|
veliler | ولي |
| 9 |
ini
|
eğer | - |
| 10 |
stehabbu
|
seviyorlarsa | حبب |
| 11 |
l-kufra
|
küfrü | كفر |
| 12 |
ala
|
karşı | - |
| 13 |
l-imani
|
imana | امن |
| 14 |
ve men
|
ve kim | - |
| 15 |
yetevellehum
|
onları veli tanırsa | ولي |
| 16 |
minkum
|
sizden | - |
| 17 |
feulaike
|
işte | - |
| 18 |
humu
|
onlardır | - |
| 19 |
z-zalimune
|
zalimler | ظلم |