Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine sığınmaya mecbur etti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim." dedi.[1]
فَأَجَآءَهَا
ve onu getirdi
ٱلْمَخَاضُ
doğum sancısı
إِلَىٰ
جِذْعِ
dalı(nın altı)na
ٱلنَّخْلَةِ
bir hurma
قَالَتْ
dedi
يَـٰلَيْتَنِى
Keşke!
مِتُّ
ölseydim
قَبْلَ
önce
هَـٰذَا
bundan
وَكُنتُ
ve idim
نَسْيًا
unutulsa
مَّنسِيًّا
unutulanlar gibi
Fe ecae hel mehadu ila ciz'ın nahleh, kalet ya leyteni mittu kable haza ve kuntu nesyen mensiyya.
Bu sözler, doğum sancısı nedeniyle söylenmiş sözler değil, hamileliğinin izahını nasıl yapacağını bilememenin verdiği sıkıntıyı ve üzüntüyü ifade eden sözlerdir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
feeca'eha
|
ve onu getirdi | جيا |
| 2 |
l-mehadu
|
doğum sancısı | مخض |
| 3 |
ila
|
- | |
| 4 |
ciz'i
|
dalı(nın altı)na | جذع |
| 5 |
n-nehleti
|
bir hurma | نخل |
| 6 |
kalet
|
dedi | قول |
| 7 |
ya leyteni
|
Keşke! | - |
| 8 |
mittu
|
ölseydim | موت |
| 9 |
kable
|
önce | قبل |
| 10 |
haza
|
bundan | - |
| 11 |
ve kuntu
|
ve idim | كون |
| 12 |
nesyen
|
unutulsa | نسي |
| 13 |
mensiyyen
|
unutulanlar gibi | نسي |