De ki: "Sizin üstünüzden ve ayaklarınızın altından azap göndermeye, sizi topluluklar halinde ayırıp kiminizin hıncını kiminize tattırmaya kadir olan O'dur." Bak, iyice anlasınlar diye ayetlerimizi nasıl her yönüyle açıklıyoruz.
قُلْ
de ki
هُوَ
O
ٱلْقَادِرُ
kadirdir
عَلَىٰٓ
üzerine
أَن
يَبْعَثَ
göndermeğe
عَلَيْكُمْ
sizin üzerinize
عَذَابًا
bir azab
مِّن
فَوْقِكُمْ
üstünüzden
أَوْ
yahut
مِن
تَحْتِ
altından
أَرْجُلِكُمْ
ayaklarınızın
أَوْ
ya da
يَلْبِسَكُمْ
sizi birbirinize düşürüp
شِيَعًا
parti parti
وَيُذِيقَ
ve taddırmağa
بَعْضَكُم
kiminize
بَأْسَ
hıncını
بَعْضٍ ۗ
kiminizin
ٱنظُرْ
bak
كَيْفَ
nasıl
نُصَرِّفُ
açıklıyoruz
ٱلْـَٔايَـٰتِ
ayetleri
لَعَلَّهُمْ
diye
يَفْقَهُونَ
anlasınlar
Kul huvel kadiru ala en yeb'ase aleykum azaben min fevkıkum ev min tahti erculikum ev yelbisekum şiyean ve yuzika ba'dakum be'se ba'd, unzur keyfe nusarrıful ayati leallehum yefkahun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kul
|
de ki | قول |
| 2 |
huve
|
O | - |
| 3 |
l-kadiru
|
kadirdir | قدر |
| 4 |
ala
|
üzerine | - |
| 5 |
en
|
- | |
| 6 |
yeb'ase
|
göndermeğe | بعث |
| 7 |
aleykum
|
sizin üzerinize | - |
| 8 |
azaben
|
bir azab | عذب |
| 9 |
min
|
- | |
| 10 |
fevkikum
|
üstünüzden | فوق |
| 11 |
ev
|
yahut | - |
| 12 |
min
|
- | |
| 13 |
tehti
|
altından | تحت |
| 14 |
erculikum
|
ayaklarınızın | رجل |
| 15 |
ev
|
ya da | - |
| 16 |
yelbisekum
|
sizi birbirinize düşürüp | لبس |
| 17 |
şiyean
|
parti parti | شيع |
| 18 |
ve yuzika
|
ve taddırmağa | ذوق |
| 19 |
bea'dekum
|
kiminize | بعض |
| 20 |
be'se
|
hıncını | باس |
| 21 |
bea'din
|
kiminizin | بعض |
| 22 |
unzur
|
bak | نظر |
| 23 |
keyfe
|
nasıl | كيف |
| 24 |
nusarrifu
|
açıklıyoruz | صرف |
| 25 |
l-ayati
|
ayetleri | ايي |
| 26 |
leallehum
|
diye | - |
| 27 |
yefkahune
|
anlasınlar | فقه |