Bilmeyen kimseler: "Allah'ın bizimle konuşması veya bize bir ayet[1] göndermesi gerekmez mi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların sözlerine benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri birbirlerine benziyor. Bilmek isteyen kimseler için ayetleri iyice açıkladık.
وَقَالَ
dediler ki
ٱلَّذِينَ
kimseler
لَا
يَعْلَمُونَ
bilmeyen(ler)
لَوْلَا
değil miydi?
يُكَلِّمُنَا
bizimle konuşmalı
ٱللَّهُ
Allah
أَوْ
ya da
تَأْتِينَآ
bize gelmeli
ءَايَةٌ ۗ
bir ayet (mu'cize)
كَذَٰلِكَ
işte böyle
قَالَ
söyle(mişler)di
ٱلَّذِينَ
kimseler
مِن
قَبْلِهِم
onlardan önceki(ler de)
مِّثْلَ
benzerini
قَوْلِهِمْ ۘ
onların dediklerinin
تَشَـٰبَهَتْ
birbirine benzedi
قُلُوبُهُمْ ۗ
kalbleri
قَدْ
elbette
بَيَّنَّا
iyice açıkladık
ٱلْـَٔايَـٰتِ
ayetleri
لِقَوْمٍ
kavimler için
يُوقِنُونَ
bilmek isteyen
Ve kalellezine la ya'lemune lev la yukellimunallahu ev te'tina ayeh, kezalike kalellezine min kablihim misle kavlihim, teşabehet kulubuhum, kad beyyennal ayati li kavmin yukınun.
Mucize, kanıt.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve kale
|
dediler ki | قول |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
la
|
- | |
| 4 |
yea'lemune
|
bilmeyen(ler) | علم |
| 5 |
levla
|
değil miydi? | - |
| 6 |
yukellimuna
|
bizimle konuşmalı | كلم |
| 7 |
llahu
|
Allah | - |
| 8 |
ev
|
ya da | - |
| 9 |
te'tina
|
bize gelmeli | اتي |
| 10 |
ayetun
|
bir ayet (mu'cize) | ايي |
| 11 |
kezalike
|
işte böyle | - |
| 12 |
kale
|
söyle(mişler)di | قول |
| 13 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 14 |
min
|
- | |
| 15 |
kablihim
|
onlardan önceki(ler de) | قبل |
| 16 |
misle
|
benzerini | مثل |
| 17 |
kavlihim
|
onların dediklerinin | قول |
| 18 |
teşabehet
|
birbirine benzedi | شبه |
| 19 |
kulubuhum
|
kalbleri | قلب |
| 20 |
kad
|
elbette | - |
| 21 |
beyyenna
|
iyice açıkladık | بين |
| 22 |
l-ayati
|
ayetleri | ايي |
| 23 |
likavmin
|
kavimler için | قوم |
| 24 |
yukinune
|
bilmek isteyen | يقن |