قَالُوا۟
dediler
ٱتَّخَذَ
edindi
ٱللَّهُ
Allah
وَلَدًا ۗ
çocuk
سُبْحَـٰنَهُ ۖ
O bundan münezzehtir
هُوَ
O
ٱلْغَنِىُّ ۖ
hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır
لَهُ
O'nundur
مَا
ne varsa
فِى
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerde
وَمَا
ve ne varsa
فِى
ٱلْأَرْضِ ۚ
yerde
إِنْ
yoktur
عِندَكُم
sizin
مِّن
hiçbir
سُلْطَـٰنٍ
deliliniz
بِهَـٰذَآ ۚ
bu konuda
أَتَقُولُونَ
söylüyor musunuz?
عَلَى
hakkında
ٱللَّهِ
Allah
مَا
şeyi
لَا
تَعْلَمُونَ
bilmediğiniz
Kaluttehazallahu veleden subhaneh, huvel ganiy, lehu ma fis semavati ve ma fil ard, in indekum min sultanin bi haza, e tekulune alallahi ma la ta'lemun.
Bkz. 10:18. ayetin 2. dipnotu.
Çeviriler, "sultan" kelimesine "delil" anlamı vermektedirler. Bu doğru değildir. Zira sultan yetki belgesi, görev pusulası demektir. Sultan, bir kimsenin yetkili kılındığına; yetkili olduğuna dair verilen yetki belgesi anlamına gelmektedir. Söz ve yetki sahibi demek olan "Sultan" kelimesi de bu kelimeden türemiştir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kalu
|
dediler | قول |
| 2 |
ttehaze
|
edindi | اخذ |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
veleden
|
çocuk | ولد |
| 5 |
subhanehu
|
O bundan münezzehtir | سبح |
| 6 |
huve
|
O | - |
| 7 |
l-ganiyyu
|
hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır | غني |
| 8 |
lehu
|
O'nundur | - |
| 9 |
ma
|
ne varsa | - |
| 10 |
fi
|
- | |
| 11 |
s-semavati
|
göklerde | سمو |
| 12 |
ve ma
|
ve ne varsa | - |
| 13 |
fi
|
- | |
| 14 |
l-erdi
|
yerde | ارض |
| 15 |
in
|
yoktur | - |
| 16 |
indekum
|
sizin | عند |
| 17 |
min
|
hiçbir | - |
| 18 |
sultanin
|
deliliniz | سلط |
| 19 |
bihaza
|
bu konuda | - |
| 20 |
etekulune
|
söylüyor musunuz? | قول |
| 21 |
ala
|
hakkında | - |
| 22 |
llahi
|
Allah | - |
| 23 |
ma
|
şeyi | - |
| 24 |
la
|
- | |
| 25 |
tea'lemune
|
bilmediğiniz | علم |