De ki: "Yerin ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?" "Eğer bundan bizi kurtarırsa kuşkusuz şükredenlerden oluruz." diye O'na açık ve tedarruan[1] yakarırsınız.
قُلْ
de ki
مَن
kim
يُنَجِّيكُم
sizi kurtarıyor
مِّن
-ndan
ظُلُمَـٰتِ
karanlıkları-
ٱلْبَرِّ
karanın
وَٱلْبَحْرِ
ve denizin
تَدْعُونَهُ
O'na yakardığınızda
تَضَرُّعًا
gizli olarak
وَخُفْيَةً
ve açık olarak
لَّئِنْ
eğer
أَنجَىٰنَا
bizi kurtarırsa
مِنْ
هَـٰذِهِ
bundan
لَنَكُونَنَّ
elbette olacağız
مِنَ
-den
ٱلشَّـٰكِرِينَ
şükredenler-
Kul men yuneccikum min zulumatil berri vel bahri ted'unehu tedarruan ve hufyeh, le in encana min hazihi le nekunenne mineş şakirin.
Allah'ın yüceliği karşısında küçülerek, basitliğinin, muhtaçlığının bilincinde olarak, acziyetini ifade ederek tevazu üstüne tevazu göstererek istekte bulunmak.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kul
|
de ki | قول |
| 2 |
men
|
kim | - |
| 3 |
yuneccikum
|
sizi kurtarıyor | نجو |
| 4 |
min
|
-ndan | - |
| 5 |
zulumati
|
karanlıkları- | ظلم |
| 6 |
l-berri
|
karanın | برر |
| 7 |
velbehri
|
ve denizin | بحر |
| 8 |
ted'unehu
|
O'na yakardığınızda | دعو |
| 9 |
tederruan
|
gizli olarak | ضرع |
| 10 |
ve hufyeten
|
ve açık olarak | خفي |
| 11 |
lein
|
eğer | - |
| 12 |
encana
|
bizi kurtarırsa | نجو |
| 13 |
min
|
- | |
| 14 |
hazihi
|
bundan | - |
| 15 |
lenekunenne
|
elbette olacağız | كون |
| 16 |
mine
|
-den | - |
| 17 |
ş-şakirine
|
şükredenler- | شكر |