Onun verdiği haberin gerçekleşmesini mi bekliyorlar? Onun haberinin gerçekleştiği gün, daha önce onu unutmuş olanlar diyecekler ki: "Gerçekten Rabb'imizin Resulleri gerçeği getirmişler. Acaba bir şefaatçi[1] var mıdır ki bize şefaatte bulunsun veya geri döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?" Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. Uydurdukları şeyler kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuştur.
هَلْ
mı?
يَنظُرُونَ
gözetiyorlar
إِلَّا
ille
تَأْوِيلَهُ ۚ
onun te'vilini
يَوْمَ
gün
يَأْتِى
geldiği
تَأْوِيلُهُ
onun te'vili
يَقُولُ
derler ki
ٱلَّذِينَ
olanlar
نَسُوهُ
onu unutmuş
مِن
قَبْلُ
önceden
قَدْ
doğrusu
جَآءَتْ
getirmiş
رُسُلُ
elçileri
رَبِّنَا
Rabbimizin
بِٱلْحَقِّ
gerçeği
فَهَل
var mı ki?
لَّنَا
bizim
مِن
شُفَعَآءَ
şefa'atçilerimiz
فَيَشْفَعُوا۟
şefa'at etsinler
لَنَآ
bize
أَوْ
yahut
نُرَدُّ
tekrar geri döndürülür müyüz ki
فَنَعْمَلَ
yapalım
غَيْرَ
başkasını
ٱلَّذِى
şeylerden
كُنَّا
نَعْمَلُ ۚ
yaptıklarımızdan
قَدْ
muhakkak
خَسِرُوٓا۟
onlar ziyana soktular
أَنفُسَهُمْ
kendilerini
وَضَلَّ
ve saptı
عَنْهُم
kendilerinden
مَّا
şeyler
كَانُوا۟
oldukları
يَفْتَرُونَ
uyduruyor
Hel yanzurune illa te'vileh, yevme ye'ti te'viluhu yekulullezine nesuhu min kablu kad caet rusulu rabbina bil hakk, fe hel lena min şufeae fe yeşfeu lena ev nureddu fe na'mele gayrellezi kunna na'mel, kad hasiru enfusehum ve dalle anhum ma kanu yefterun.
Yardım edecek birisi. Şefaatin esas anlamı yardım etmektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
hel
|
mı? | - |
| 2 |
yenzurune
|
gözetiyorlar | نظر |
| 3 |
illa
|
ille | - |
| 4 |
te'vilehu
|
onun te'vilini | اول |
| 5 |
yevme
|
gün | يوم |
| 6 |
ye'ti
|
geldiği | اتي |
| 7 |
te'viluhu
|
onun te'vili | اول |
| 8 |
yekulu
|
derler ki | قول |
| 9 |
ellezine
|
olanlar | - |
| 10 |
nesuhu
|
onu unutmuş | نسي |
| 11 |
min
|
- | |
| 12 |
kablu
|
önceden | قبل |
| 13 |
kad
|
doğrusu | - |
| 14 |
ca'et
|
getirmiş | جيا |
| 15 |
rusulu
|
elçileri | رسل |
| 16 |
rabbina
|
Rabbimizin | ربب |
| 17 |
bil-hakki
|
gerçeği | حقق |
| 18 |
fehel
|
var mı ki? | - |
| 19 |
lena
|
bizim | - |
| 20 |
min
|
- | |
| 21 |
şufeaa'e
|
şefa'atçilerimiz | شفع |
| 22 |
feyeşfeu
|
şefa'at etsinler | شفع |
| 23 |
lena
|
bize | - |
| 24 |
ev
|
yahut | - |
| 25 |
nuraddu
|
tekrar geri döndürülür müyüz ki | ردد |
| 26 |
fenea'mele
|
yapalım | عمل |
| 27 |
gayra
|
başkasını | غير |
| 28 |
llezi
|
şeylerden | - |
| 29 |
kunna
|
كون | |
| 30 |
nea'melu
|
yaptıklarımızdan | عمل |
| 31 |
kad
|
muhakkak | - |
| 32 |
hasiru
|
onlar ziyana soktular | خسر |
| 33 |
enfusehum
|
kendilerini | نفس |
| 34 |
ve delle
|
ve saptı | ضلل |
| 35 |
anhum
|
kendilerinden | - |
| 36 |
ma
|
şeyler | - |
| 37 |
kanu
|
oldukları | كون |
| 38 |
yefterune
|
uyduruyor | فري |