يَسْـَٔلُونَكَ
sana sorarlar
عَنِ
-den
ٱلْأَنفَالِ ۖ
ganimetler-
قُلِ
de ki
ٱلْأَنفَالُ
ganimetler
لِلَّهِ
Allah'ındır
وَٱلرَّسُولِ ۖ
ve Elçi(si)nindir
فَٱتَّقُوا۟
korkun
ٱللَّهَ
Allah'tan
وَأَصْلِحُوا۟
ve düzeltin
ذَاتَ
hali
بَيْنِكُمْ ۖ
aranızdaki
وَأَطِيعُوا۟
ita'at edin
ٱللَّهَ
Allah'a
وَرَسُولَهُٓ
ve Elçisine
إِن
eğer
كُنتُم
siz (gerçekten) iseniz
مُّؤْمِنِينَ
inananlar
Yes'eluneke anil enfal, kulil enfalu lillahi ver resul, fettekullahe ve aslihu zate beynikum ve etiullahe ve resulehu in kuntum mu'minin.
Enfal; nfl (nafile) kökünden gelmektedir. Mastar olarak; karşılıksız vermek, bağışta bulunmak anlamına gelmektedir. Nafile; zorunlu yapılması gereken bir şeye, ayrıca gönüllü olarak fazladan ilave yapmak demektir. Savaşta elde edilen ganimetler, savaşın değeri/önemi yanında, ancak nafile türünden bir öneme sahiptir. Bu kavramla yapılan vurgu; savaşın, ganimet için değil cihat maksadıyla yapıldığınadır. Kelime olarak, Türkçe'de "boş" anlamında kullanılan "nafileyi," Kur'an yukarıda verilen anlamda kullanmaktadır.
Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (Bkz. 38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yeseluneke
|
sana sorarlar | سال |
| 2 |
ani
|
-den | - |
| 3 |
l-enfali
|
ganimetler- | نفل |
| 4 |
kuli
|
de ki | قول |
| 5 |
l-enfalu
|
ganimetler | نفل |
| 6 |
lillahi
|
Allah'ındır | - |
| 7 |
ve rrasuli
|
ve Elçi(si)nindir | رسل |
| 8 |
fetteku
|
korkun | وقي |
| 9 |
llahe
|
Allah'tan | - |
| 10 |
ve eslihu
|
ve düzeltin | صلح |
| 11 |
zate
|
hali | - |
| 12 |
beynikum
|
aranızdaki | بين |
| 13 |
ve etiu
|
ita'at edin | طوع |
| 14 |
llahe
|
Allah'a | - |
| 15 |
ve rasulehu
|
ve Elçisine | رسل |
| 16 |
in
|
eğer | - |
| 17 |
kuntum
|
siz (gerçekten) iseniz | كون |
| 18 |
mu'minine
|
inananlar | امن |