Şirk koşanlar, "Eğer Allah dileseydi biz onun yanı sıra başkasına kul olmazdık. Babalarımız da olmazdı. Ne biz ne de babalarımız O'nun haram kıldığından başka hiçbir şeyi haram kılmazdık.[1]" dediler. Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Bu durumda Resullerin üzerine düşen, vahyi apaçık bir şekilde tebliğden başkası değil.
وَقَالَ
ve dediler
ٱلَّذِينَ
kimseler
أَشْرَكُوا۟
ortak koşan(lar)
لَوْ
eğer
شَآءَ
dileseydi
ٱللَّهُ
Allah
مَا
عَبَدْنَا
tapmazdık
مِن
دُونِهِ
O'ndan başka
مِن
hiçbir
شَىْءٍ
şeye
نَّحْنُ
(ne) biz
وَلَآ
ne de
ءَابَآؤُنَا
atalarımız
وَلَا
حَرَّمْنَا
ve haram kılmazdık
مِن
دُونِهِ
O'nsuz
مِن
hiçbir
شَىْءٍ ۚ
şeyi
كَذَٰلِكَ
böyle
فَعَلَ
yapmıştı
ٱلَّذِينَ
kimseler de
مِن
قَبْلِهِمْ ۚ
onlardan önceki(ler)
فَهَلْ
değil midir?
عَلَى
düşen
ٱلرُّسُلِ
elçilere
إِلَّا
yalnız
ٱلْبَلَـٰغُ
tebliğ etmek
ٱلْمُبِينُ
açıkça
Ve kalellezine eşreku lev şaallahu ma abedna min dunihi min şey'in nahnu ve la abauna ve la harremna min dunihi min şey', kezalike fe alellezine min kablihim, fe hel aler rusuli illel belagul mubin.
Bu ayetten de anlaşılyor ki: Dinde haram kılma hakkı yalnızca Allah'a aittir. Bu hakkı başkasında görmek şirktir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve kale
|
ve dediler | قول |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
eşraku
|
ortak koşan(lar) | شرك |
| 4 |
lev
|
eğer | - |
| 5 |
şa'e
|
dileseydi | شيا |
| 6 |
llahu
|
Allah | - |
| 7 |
ma
|
- | |
| 8 |
abedna
|
tapmazdık | عبد |
| 9 |
min
|
- | |
| 10 |
dunihi
|
O'ndan başka | دون |
| 11 |
min
|
hiçbir | - |
| 12 |
şey'in
|
şeye | شيا |
| 13 |
nehnu
|
(ne) biz | - |
| 14 |
ve la
|
ne de | - |
| 15 |
aba'una
|
atalarımız | ابو |
| 16 |
ve la
|
- | |
| 17 |
harramna
|
ve haram kılmazdık | حرم |
| 18 |
min
|
- | |
| 19 |
dunihi
|
O'nsuz | دون |
| 20 |
min
|
hiçbir | - |
| 21 |
şey'in
|
şeyi | شيا |
| 22 |
kezalike
|
böyle | - |
| 23 |
feale
|
yapmıştı | فعل |
| 24 |
ellezine
|
kimseler de | - |
| 25 |
min
|
- | |
| 26 |
kablihim
|
onlardan önceki(ler) | قبل |
| 27 |
fehel
|
değil midir? | - |
| 28 |
ala
|
düşen | - |
| 29 |
r-rusuli
|
elçilere | رسل |
| 30 |
illa
|
yalnız | - |
| 31 |
l-belagu
|
tebliğ etmek | بلغ |
| 32 |
l-mubinu
|
açıkça | بين |