O Gün Allah, "Benim ortaklarım olarak sandıklarınızı haydi çağırın." der. Sonra onları çağırdılar fakat onlar, kendilerine cevap vermedi. Ve Biz onların aralarına aşılmaz bir engel koyduk.
وَيَوْمَ
ve o gün
يَقُولُ
(Allah, kafirlere) der ki
نَادُوا۟
çağırın
شُرَكَآءِىَ
benim ortaklarım
ٱلَّذِينَ
şeyleri
زَعَمْتُمْ
zannettiğiniz
فَدَعَوْهُمْ
işte çağırdılar
فَلَمْ
ama
يَسْتَجِيبُوا۟
cevap vermediler
لَهُمْ
kendilerine
وَجَعَلْنَا
ve biz koyduk
بَيْنَهُم
onların aralarına
مَّوْبِقًا
tehlikeli bir uçurum
Ve yevme yekulu nadu şurekaiyellezine zeamtum fe deavhum fe lem yestecibu lehum ve cealna beynehum mevbika.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve yevme
|
ve o gün | يوم |
| 2 |
yekulu
|
(Allah, kafirlere) der ki | قول |
| 3 |
nadu
|
çağırın | ندو |
| 4 |
şurakaiye
|
benim ortaklarım | شرك |
| 5 |
ellezine
|
şeyleri | - |
| 6 |
zeamtum
|
zannettiğiniz | زعم |
| 7 |
fedeavhum
|
işte çağırdılar | دعو |
| 8 |
felem
|
ama | - |
| 9 |
yestecibu
|
cevap vermediler | جوب |
| 10 |
lehum
|
kendilerine | - |
| 11 |
ve cealna
|
ve biz koyduk | جعل |
| 12 |
beynehum
|
onların aralarına | بين |
| 13 |
mevbikan
|
tehlikeli bir uçurum | وبق |