MonoKuran Çevrisi Fussilet 41:25
Biz, onlara birtakım yandaşlar musallat ettik. Yaptıklarını ve yapacaklarını onlara süslü gösterdiler. Cinn ve insten[1], kendilerinden önce gelip geçmiş topluluklarda yürürlükte olan "söz[2]" üzerlerine gerçekleşti. Onlar hüsrana uğrayan kimselerdir.
وَقَيَّضْنَا
ve biz musallat ettik
لَهُمْ
onlara
قُرَنَآءَ
birtakım arkadaşlar
فَزَيَّنُوا۟
süslü gösterdiler
لَهُم
onlara
مَّا
bulunanı
بَيْنَ
onların önlerinde
أَيْدِيهِمْ
onların önlerinde
وَمَا
ve bulunanı
خَلْفَهُمْ
arkalarında
وَحَقَّ
ve gerekli oldu
عَلَيْهِمُ
kendilerine
ٱلْقَوْلُ
söz
فِىٓ
أُمَمٍ
topluluklarına
قَدْ
خَلَتْ
gelip geçmiş olan
مِن
قَبْلِهِم
kendilerinden önce
مِّنَ
-den
ٱلْجِنِّ
cin(ler)-
وَٱلْإِنسِ ۖ
ve insan(lardan)
إِنَّهُمْ
çünkü onlar
كَانُوا۟
idiler
خَـٰسِرِينَ
ziyanda
Ve kayyadna lehum kurenae fe zeyyenu lehum ma beyne eydihim ve ma halfehum ve hakka aleyhimul kavlu fi umemin kad halet min kablihim minel cinni vel ins, innehum kanu hasirin.
"İns ve cinn", Kur'an'da birleşik bir ifade olarak kalıp şeklinde kullanılmaktadır. Bu terkibe, "insanlar ve cinler" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. İns ve Cinn terkip olarak: Yerli- yabancı, tanıdık- tanımadık, bilinen- bilinmeyen kimseler; diğer bir ifade ile her kes, her kim varsa hepsi demektir. Hazırda olanı olmayanı her kesi içine alan bir anlama sahiptir. Bu terkipteki cinn kelimesi, "görünmez olan, dumansız ateşten yaratılmış ontolojik varlık" anlamındaki cinn değildir. Kur'an'ın; Cahiliye'nin cinn algısı bağlamında, cinn kavramını kullanmış olmasının cinler hakkında ontolojik bilgi olarak görülmesi önemli bir yanılgıdır. Kur'an, Cahiliye'nin cinn algısını sapkınlık olarak nitelemekte ve Cahiliye'nin cinnlere atfettikleri nitelikleri reddetmektedir. Kur'an'a göre; cinnlerin, üstün varlıklar ve üstün güçlere sahip olduğu inancı cahili bir inançtır. Müşriklerin; Nebiye kahin, şair, mecnun lakabı takmaları, onların cinn inançlarının bir sonucudur. Cinn, kelime anlamı olarak, "kapalı, gözükmez varlık ve güç" demektir.
Azap sözü.
# Kelime Anlam Kök
1
ve kayyedna
ve biz musallat ettik قيض
2
lehum
onlara -
3
kurana'e
birtakım arkadaşlar قرن
4
fezeyyenu
süslü gösterdiler زين
5
lehum
onlara -
6
ma
bulunanı -
7
beyne
onların önlerinde بين
8
eydihim
onların önlerinde يدي
9
ve ma
ve bulunanı -
10
halfehum
arkalarında خلف
11
ve hakka
ve gerekli oldu حقق
12
aleyhimu
kendilerine -
13
l-kavlu
söz قول
14
fi
-
15
umemin
topluluklarına امم
16
kad
-
17
halet
gelip geçmiş olan خلو
18
min
-
19
kablihim
kendilerinden önce قبل
20
mine
-den -
21
l-cinni
cin(ler)- جنن
22
vel'insi
ve insan(lardan) انس
23
innehum
çünkü onlar -
24
kanu
idiler كون
25
hasirine
ziyanda خسر