Biz, hangi beldeye bir uyarıcı gönderdiysek, oranın mutref[1] olanları: "Biz, sizin getirdiğiniz şeyleri küfrediyoruz." dediler.
وَمَآ
ve
أَرْسَلْنَا
biz göndermedik
فِى
قَرْيَةٍ
bir ülkeye
مِّن
hiçbir
نَّذِيرٍ
uyarıcı
إِلَّا
başkasını
قَالَ
diyenden
مُتْرَفُوهَآ
varlıkla şımarmış kimseleri
إِنَّا
şüphesiz biz
بِمَآ
şeyi
أُرْسِلْتُم
sizin gönderildiğiniz
بِهِ
onu
كَـٰفِرُونَ
inkar ediyoruz
Ve ma erselna fi karyetin min nezirin illa kale mutrefuha inna bima ursiltum bihi kafirun.
"Nimet ve rahat yaşamın şımarttığı, azdırdığı, kodaman, güç ve imtiyaz sahibi ileri gelenler.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve ma
|
ve | - |
| 2 |
erselna
|
biz göndermedik | رسل |
| 3 |
fi
|
- | |
| 4 |
karyetin
|
bir ülkeye | قري |
| 5 |
min
|
hiçbir | - |
| 6 |
nezirin
|
uyarıcı | نذر |
| 7 |
illa
|
başkasını | - |
| 8 |
kale
|
diyenden | قول |
| 9 |
mutrafuha
|
varlıkla şımarmış kimseleri | ترف |
| 10 |
inna
|
şüphesiz biz | - |
| 11 |
bima
|
şeyi | - |
| 12 |
ursiltum
|
sizin gönderildiğiniz | رسل |
| 13 |
bihi
|
onu | - |
| 14 |
kafirune
|
inkar ediyoruz | كفر |
Bayraktar Bayraklı
Biz, herhangi bir ülkeye bir uyarıcı gönderdiğimizde mutlaka oranın varlıklı ve şımarık kişileri, "Biz, size gönderilmiş şeyi inkar ediyoruz" demişlerdir.
Mehmet Okuyan
Biz ne zaman bir şehre bir uyarıcı gönderdiysek oranın şımarıkları[1] mutlaka "Biz size gönderilmiş olan her şeyi inkâr edicileriz!" demişlerdi.[2]
Edip Yüksel
Bir kente her ne zaman bir uyarıcı gönderirsek, elitleri, "Sizin kendisiyle gönderildiğiniz mesajı reddediyoruz" dediler.
Süleymaniye Vakfı
Bir kente bir uyarıcı gönderdiğimizde onların şımarıkları mutlaka şöyle demişlerdir: "Biz sizinle gönderilen mesajları tanımayız[1]."
Ali Rıza Safa
Hangi kente bir uyarıcı gönderdiysek, orasının ellerine güç geçirmiş olanları, şöyle dediler: "Aslında, sizinle gönderileni inkar ediyoruz!"
Mustafa İslamoğlu
Ve ne zaman Biz bir topluma uyarıcı göndermişsek, oranın refah içinde şımarmış seçkinleri "Sizinle gönderilen şeyin ısrarlı inkarcısıyız" derler.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz, hangi ülkeye bir uyarıcı göndermişsek, onun servet ve refahla şımaranları mutlaka şöyle demişlerdir: "Biz, sizin elçilik yaptığınız şeyi inkar ediyoruz!"
Ali Bulaç
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın 'refah içinde şımaran önde gelenleri': "Gerçekten biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz" demişlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz herhangi bir memlekette tehlikeyi haber veren bir Resul gönderdiysek, herhalde onun refah ile şımartılmış olanları: "Biz, sizin gönderildiğiniz şeyleri tanımayız." dediler.
Muhammed Esed
Nitekim, ne zaman bir topluma uyarıcı gönderdiysek, toplumun sefahata dalmış olan kesimi, "(Sahip olduğunuzu iddia ettiğiniz) mesajınızın hak olduğunu inkar ediyoruz!" derler;
Diyanet İşleri
Biz, hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri, "Biz, sizinle gönderileni inkar ediyoruz" demişlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz her hangi bir memlekette (bir nezir) tehlikeyi haber veren bir Resul gönderdikse her halde onun refah ile şımartılmış olanları dediler ki: "biz sizin gönderildiğiniz şeyleri tanıyamayız"
Süleyman Ateş
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdiysek mutlaka oranın varlıkla şımarmış kimseleri: "Biz, sizin gönderildiğiniz şeyi inkar ediyoruz" dediler.
Gültekin Onan
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın 'refah içinde şımaran önde gelenleri': "Gerçekten biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeye kafir olanlarız" demişlerdir.
Hasan Basri Çantay
Biz hiçbir memlekete gelecek tehlikeleri haber verici bir peygamber göndermedik, ille oranın refah erbabı: "Biz, sizin gönderdiğiniz şeylere küfr edicileriz" dediler.
İbni Kesir
Uyarıcı gönderdiğimiz her kasabanın varlıklıları dediler ki: Biz, sizin gönderildiğiniz şeyi inkar edenleriz.
Şaban Piriş
Bir ülkeye uyarıcı göndermedik ki oranın varlıklıları: -Biz, sizinle gönderilen şeyleri inkar ediyoruz demiş olmasınlar.
Ahmed Hulusi
Biz hangi memlekete bir uyarıcı irsal ettiysek, oranın şımarık zenginleri: "Muhakkak ki biz Risaletinizle gönderilen hakikat bilgisini kabul etmeyiz" (dediler).
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Bir kente her ne zaman bir uyarıcı gönderirsek, elitleri, 'Sizin kendisiyle gönderildiğiniz mesajı reddediyoruz,' dediler.
Erhan Aktaş
Biz, hangi beldeye bir uyarıcı gönderdiysek, oranın mutref[1] olanları: "Biz, sizin getirdiğiniz şeyleri küfrediyoruz." dediler.
Progressive Muslims
And We do not send a warner to any town, except its carefree ones would Say: "We reject what you have been sent with. "
Sam Gerrans
And We sent not to a city any warner save its opulent ones said: “We are deniers of that wherewith you have been sent.”
Aisha Bewley
We never sent a warner into any city without the affluent people in it saying, ‘We reject what you have been sent with. ’
Rashad Khalifa
Every time we sent a warner to a community, the leaders of that community said, "We reject the message you are sent with."
Edip-Layth
We do not send a warner to any town, except its privileged hedonists would say, "We reject what you have been sent with."