"Ey halkım! Size göre kabilem Allah'tan daha mı değerli ki O'na sırt çevirdiniz. Kuşkusuz Rabb'im yaptıklarınızı kuşatmıştır."
قَالَ
dedi ki
يَـٰقَوْمِ
kavmim
أَرَهْطِىٓ
yakın çevrem
أَعَزُّ
daha mı üstündür
عَلَيْكُم
sizce
مِّنَ
-tan
ٱللَّهِ
Allah-
وَٱتَّخَذْتُمُوهُ
onu bıraktınız
وَرَآءَكُمْ
arkanızda
ظِهْرِيًّا ۖ
sırt dönerek
إِنَّ
şüphesiz
رَبِّى
Rabbim
بِمَا
şeyleri
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
مُحِيطٌ
kuşatmıştır
Kale ya kavmi e rahti eazzu aleykum minallah, vettehaztumuhu veraekum zıhriyya, inne rabbi bi ma ta'melune muhit.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kale
|
dedi ki | قول |
| 2 |
ya kavmi
|
kavmim | قوم |
| 3 |
erahti
|
yakın çevrem | رهط |
| 4 |
eazzu
|
daha mı üstündür | عزز |
| 5 |
aleykum
|
sizce | - |
| 6 |
mine
|
-tan | - |
| 7 |
llahi
|
Allah- | - |
| 8 |
vettehaztumuhu
|
onu bıraktınız | اخذ |
| 9 |
vera'ekum
|
arkanızda | وري |
| 10 |
zihriyyen
|
sırt dönerek | ظهر |
| 11 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 12 |
rabbi
|
Rabbim | ربب |
| 13 |
bima
|
şeyleri | - |
| 14 |
tea'melune
|
yaptıklarınız | عمل |
| 15 |
muhitun
|
kuşatmıştır | حوط |