"Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz, biz, seni içimizde güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Esasen sen değerli biri de değilsin." dediler.
قَالُوا۟
dediler ki
يَـٰشُعَيْبُ
Şuayb
مَا
نَفْقَهُ
biz anlamıyoruz
كَثِيرًا
çoğunu
مِّمَّا
şeylerin
تَقُولُ
senin söylediğin
وَإِنَّا
ve biz
لَنَرَىٰكَ
seni görüyoruz
فِينَا
içimizde
ضَعِيفًا ۖ
güçsüz
وَلَوْلَا
şayet
رَهْطُكَ
yakın çevren olmasaydı
لَرَجَمْنَـٰكَ ۖ
seni taşlardık
وَمَآ
ve yoktur
أَنتَ
senin
عَلَيْنَا
bize karşı
بِعَزِيزٍ
bir üstünlüğün
Kalu ya Şuaybu ma nefkahu kesiren mimma tekulu ve inna le nerake fina daifa, ve lev la rehtuke le recemnake ve ma ente aleyna bi aziz.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kalu
|
dediler ki | قول |
| 2 |
ya şuaybu
|
Şuayb | - |
| 3 |
ma
|
- | |
| 4 |
nefkahu
|
biz anlamıyoruz | فقه |
| 5 |
kesiran
|
çoğunu | كثر |
| 6 |
mimma
|
şeylerin | - |
| 7 |
tekulu
|
senin söylediğin | قول |
| 8 |
ve inna
|
ve biz | - |
| 9 |
lenerake
|
seni görüyoruz | راي |
| 10 |
fina
|
içimizde | - |
| 11 |
deiyfen
|
güçsüz | ضعف |
| 12 |
velevla
|
şayet | - |
| 13 |
rahtuke
|
yakın çevren olmasaydı | رهط |
| 14 |
leracemnake
|
seni taşlardık | رجم |
| 15 |
ve ma
|
ve yoktur | - |
| 16 |
ente
|
senin | - |
| 17 |
aleyna
|
bize karşı | - |
| 18 |
biazizin
|
bir üstünlüğün | عزز |