Onun yanına geldiklerinde, "Selam." dediler. "Selam, tanınmayan topluluk." dedi.
إِذْ
bir zaman
دَخَلُوا۟
girmişlerdi
عَلَيْهِ
onun yanına
فَقَالُوا۟
ve demişlerdi
سَلَـٰمًا ۖ
selam
قَالَ
dedi ki
سَلَـٰمٌ
selam
قَوْمٌ
bir topluluk(sunuz)
مُّنكَرُونَ
tanınmamış
İz dehalu aleyhi fe kalu selama, kale selam, kavmun munkerun.