Hepsi, Allah'ın huzuruna çıkacaklar. Güçsüz olan kimseler, büyüklük taslayanlara: "Gerçekten biz size uyan kimselerdik. Şimdi siz, Allah'ın azabından herhangi bir şeyi bizden savabilir misiniz?" diyecekler. Onlar: "Eğer Allah bize bir yol gösterseydi[1] biz de kesinlikle size yol göstericiler olurduk.[2] Sabretsek de sabretmesek de bizim için birdir. Bizim için kaçacak bir yer yoktur." dediler.
وَبَرَزُوا۟
ve göründüler
لِلَّهِ
Allah'ın huzurunda
جَمِيعًا
hepsi
فَقَالَ
dediler ki
ٱلضُّعَفَـٰٓؤُا۟
zayıflar
لِلَّذِينَ
kimselere
ٱسْتَكْبَرُوٓا۟
büyüklük taslayan(lara)
إِنَّا
şüphesiz biz
كُنَّا
idik
لَكُمْ
size
تَبَعًا
tabi
فَهَلْ
misiniz?
أَنتُم
siz
مُّغْنُونَ
savabilir
عَنَّا
bizden
مِنْ
-ndan
عَذَابِ
azabı-
ٱللَّهِ
Allah'ın
مِن
(en ufak)
شَىْءٍ ۚ
bir şey
قَالُوا۟
dediler ki
لَوْ
eğer
هَدَىٰنَا
bize yol gösterseydi
ٱللَّهُ
Allah
لَهَدَيْنَـٰكُمْ ۖ
biz de size yol gösterirdik
سَوَآءٌ
artık birdir
عَلَيْنَآ
bize
أَجَزِعْنَآ
sızlansak da
أَمْ
ya da
صَبَرْنَا
sabretsek de
مَا
yoktur
لَنَا
bize
مِن
hiç
مَّحِيصٍ
kaçıp sığınacak bir yer
Ve berezu lillahi cemian fe kaled duafau lillezinestekberu inna kunna lekum tebean fe hel entum mugnune anna min azabillahi min şey', kalu lev hedanallahu le hedeynakum, sevaun aleyna ecezi'na em saberna ma lena min mahis.
Bizi affetseydi.
Suçlarını kabul etmeyerek; yanlış yolda olmalarının sorumlusu olarak Allah'ı gösteriyorlar.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve berazu
|
ve göründüler | برز |
| 2 |
lillahi
|
Allah'ın huzurunda | - |
| 3 |
cemian
|
hepsi | جمع |
| 4 |
fekale
|
dediler ki | قول |
| 5 |
d-duafa'u
|
zayıflar | ضعف |
| 6 |
lillezine
|
kimselere | - |
| 7 |
stekberu
|
büyüklük taslayan(lara) | كبر |
| 8 |
inna
|
şüphesiz biz | - |
| 9 |
kunna
|
idik | كون |
| 10 |
lekum
|
size | - |
| 11 |
tebean
|
tabi | تبع |
| 12 |
fehel
|
misiniz? | - |
| 13 |
entum
|
siz | - |
| 14 |
mugnune
|
savabilir | غني |
| 15 |
anna
|
bizden | - |
| 16 |
min
|
-ndan | - |
| 17 |
azabi
|
azabı- | عذب |
| 18 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 19 |
min
|
(en ufak) | - |
| 20 |
şey'in
|
bir şey | شيا |
| 21 |
kalu
|
dediler ki | قول |
| 22 |
lev
|
eğer | - |
| 23 |
hedana
|
bize yol gösterseydi | هدي |
| 24 |
llahu
|
Allah | - |
| 25 |
lehedeynakum
|
biz de size yol gösterirdik | هدي |
| 26 |
seva'un
|
artık birdir | سوي |
| 27 |
aleyna
|
bize | - |
| 28 |
ecezia'na
|
sızlansak da | جزع |
| 29 |
em
|
ya da | - |
| 30 |
saberna
|
sabretsek de | صبر |
| 31 |
ma
|
yoktur | - |
| 32 |
lena
|
bize | - |
| 33 |
min
|
hiç | - |
| 34 |
mehisin
|
kaçıp sığınacak bir yer | حيص |