De ki: "Ne yaparsanız yapın. Yaptıklarınızı Allah, O'nun Resul'ü ve Mü'minler görecekler. Sonra, görüneni de görünmeyeni de Bilen'e döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir."
وَقُلِ
ve de ki
ٱعْمَلُوا۟
yapın (yapacağınızı)
فَسَيَرَى
görecek
ٱللَّهُ
Allah
عَمَلَكُمْ
yaptığınız işleri
وَرَسُولُهُ
ve Elçisi de
وَٱلْمُؤْمِنُونَ ۖ
ve mü'minler de
وَسَتُرَدُّونَ
sonra döndürüleceksiniz
إِلَىٰ
عَـٰلِمِ
bilene
ٱلْغَيْبِ
görülmeyeni
وَٱلشَّهَـٰدَةِ
ve görüleni
فَيُنَبِّئُكُم
O size haber verecek
بِمَا
şeyleri
كُنتُمْ
olduğunuz
تَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Ve kuli'melu fe se yerallahu amelekum ve resuluhu vel mu'minun, ve se tureddune ila alimil gaybi veş şehadeti fe yunebbiukum bi ma kuntum ta'melun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve kuli
|
ve de ki | قول |
| 2 |
a'melu
|
yapın (yapacağınızı) | عمل |
| 3 |
feseyera
|
görecek | راي |
| 4 |
llahu
|
Allah | - |
| 5 |
amelekum
|
yaptığınız işleri | عمل |
| 6 |
ve rasuluhu
|
ve Elçisi de | رسل |
| 7 |
velmu'minune
|
ve mü'minler de | امن |
| 8 |
ve seturaddune
|
sonra döndürüleceksiniz | ردد |
| 9 |
ila
|
- | |
| 10 |
aalimi
|
bilene | علم |
| 11 |
l-gaybi
|
görülmeyeni | غيب |
| 12 |
ve şşehadeti
|
ve görüleni | شهد |
| 13 |
feyunebbiukum
|
O size haber verecek | نبا |
| 14 |
bima
|
şeyleri | - |
| 15 |
kuntum
|
olduğunuz | كون |
| 16 |
tea'melune
|
yapıyor(lar) | عمل |